Rumeysa Betül Tuncay

9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 22:30
Gizemli, gerilimi yüksek, tekinsiz ve çok sürükleyici bir kitap! Az önce bittiğinde "Ben şimdi ne okudum?" düşüncesiyle ve koca bir yumru ile kalakaldım. Amanda, eşi ve kızları Nina tatil için taşrada bir yere geçici olarak taşınırlar. Amanda, orada tanıştığı Carla'nın esrarlı ve dramatik hikayesini dinler. Carla'nın oğlu David yaşadıkları bir zehirlenme sonucu eskisi gibi değildir, fiziksel ve ruhsal olarak. Amanda'nın kızıyla arasındaki yakınlığa verdiği "kurtarma mesafesi" onları da zehirlenmekten kurtarabilecek mi? Bir anne olarak Amanda ile ve çocuğunu güvende tutma kaygılarıyla inanılmaz bir bağ kurdum. Anlatıcının tek bir kişi olmaması, anlatının baştan sona Carla'nın oğlu David ile Amanda'nın konuşarak olayları hatırlamaları ile oluşturulması çok farklıydı. Sonuna hem kahroldum, hem de şok oldum. Aklıma kazındın Samanta Schweblin ve Kurtarma Mesafesi. Tebrikler! *İnşallah uykularım kaçmaz.
Kurtarma MesafesiSamanta Schweblin · Can Yayınları · 20211,989 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2023 17:25
Okuyan her dört kişiden beşinin öve öve bitiremediği bir kitaptı benim için Muhtelif Evhamlar Kitabı. Hikaye türüne mesafeli olsam da her yerde karşıma çıkıp farklı ismi ile bana göz kırpmasına karşı koyamadım ve ben de okudum. Kitabın açıklamasında "anlatsan şiir olacak' o anların tablosunu çiziyor," yazıyor. Tam olarak böyle. Günlük yaşamın, memuriyet hayatının, aşkın, yalnızlığın, ve en çok da unutulmayan anıların dibe çektiği evhamlı ruhları anlatıyor. Birbiriyle bağlantılı 10 hikaye olarak tanımlansa da ben birkaç tanesi hariç bağlantı sağlayamadım açıkçası. Hikayelerin çoğu güzel kurgulanmış, anlatım gayet akıcı ama içerik olarak fazla melankolik geldi. İhsan ve Melda'nın hikayesi ilgi çekici ve şaşırtıcıydı. "Kartela" isimli öykü de farklı bir kurguydu ve sevdim. Bazı hikayelerin birbirini tamamlar nitelikte olması, birbirinin hikayesinde bulunan karakterlerin de kendi hikayesi olması çok güzel. Öte yandan, sanırım bu modern zaman hikayeleri beni yoruyor. Hep bir kalabalık içindeki yalnız insan modelleri kimse mutlu değil, tüm evlilikler sorunlu... Tamam herkes güle oynaya yaşasın demiyorum ama bu kadar olumsuz insan tablolarını görmek beni çok da memnun etmiyor. Sanırım burada yazarla olan farkımız dünyaya olan bakış açımız. Sadece bu dünyaya ait hissettiğimizde işteki sorunlar, evlilik sorunları ya da yaşamdaki monotonluklar yalnızlaşmamıza, kabuğa çekilmemize neden oluyor. Kitaptaki tüm karakterlerin tamamen dünyevi modern zaman problemleri vardı. Mânâya dair herhangi bir arayış yoktu. En büyük eksiklik ve beni rahatsız eden de buydu. Hep okuduklarımızda kendimizden bir şeyler ararız ya okuduğum hayatlar bana yakın değildi, o yüzden de ünsiyet kuramadım.
Muhtelif Evhamlar KitabıÖmür İklim Demir · Yapı Kredi Yayınları · 20239,2bin okunma
8/10
·205 syf.··
2022 31. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2022 17:10
Baş karakterin kişilerden ziyade "korku"nun kendisi olduğunu düşünün. Diktatörlüğü anlatan bu kitapta zamanının korku havasını derinden hissediyorsunuz. Çavuşesku yönetimindeki Romanya'yı konu eden romanda döneme dair pek çok sorun metaforik bir dille işlenmiş: rejim polisleri tarafından izlenme, takip edilme, çantaların aranması, mektupların okunması vee en önemlisi birdenbire ortadan kaybolan insanlar. En ufak bir muhalif hareket ölümle sonuçlanıyor. Şöyle diyor Müller: "Cepteki bir delik kadar ucuzdu ölüm. Elini cebine attığında bedenin deliğin içine düşerdi." Lola'nın intiharı -ki rejim yönetiminde intihar etmek dahi yasak çünkü memnuniyetsizliği simgeliyor- ile başlıyor kitap. Lola'nın aslında pek de yakın olmadığı yurttaki oda arkadaşı (anlatıcımız) intihardan sonra Lola'nın günlüğünü okuyor ve işler onun için değişiyor. Lola'nın üç arkadaşı ile tanışıyor ve kendilerince gizliden gizliye muhalefet edip hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Tam anlamıyla hayatta kalma mücadelesi. Çünkü böyle bir ortamda tek yol kaçış, diğer her yol ölüme çıkıyor. Okurken siyasetin bu denli iğrenç hale gelmesi, araçtan çok amaç olması çok korkunç geldi. İnsanların böyle bir ortamda yetişmesi, her şeyden korkar hale gelmesi, ölümün bu kadar ucuz olması çok üzücü. Dönemi bizzat yaşayan yazarın -ki 2009 Nobel Ödülünü de kazanmış- metaforlarla bezereyek diktatörlüğü ve korku atmosferini yaşatması etkileyiciydi. Konu olarak bana çok kasvetli geldi ama yazarın üslubunu, tekniğini etkileyici buldum. Dönemini yansıtması başarılıydı. *Kitap hakkında canım Okur Dergiai28. sayısında bir yazı kaleme aldım : Korkunun Anatomisi
Yürekteki HayvanHerta Müller · Siren Yayınları · 2022251 okunma
8/10
·288 syf.··
2022 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2022 00:59
Bu zamana kadar okuduğum en değişik şeylerden biriydi. Bazı öykülerde yazar burda ne demek istiyor yahu dedim, bazılarında ise off amma değişik bir kafa dedim. Öykü türü çok benlik olmasa da bazı öyküleri çok severek okudum ve keşke daha uzun olsaydı dedim. Kayıp Rıhtım'ın öykü seçkilerinden oluşan Tüm Panayırların Heyulası ilginç bir isimle - ki acayip sevdim- 20 öyküyü toplamış. Teması "ucube" olan; polisiye, korku, bilim kurgu, fantazi türlerinde 20 farklı yazardan 20 tuhaf öykü. Ben genelde biraz "mainstream" ciyim sanırım, çok farklı kurgular okumamışım bu zamana kadar. Ahtapot kollu kadın, üç gözlü adam tarzı günümüze uyarlanan fantastik kurgu alanına pek hakim değildim. O yüzden bazı hikayeler sarstı beni. Hatta bazılarını da takip etmekte zorlandım. Ama birkaç tanesini çok çok sevdim, hatta o kadar sevdim ki kitap onların yüzü suyu hürmetine sevdiğim kitaplar arasına giriverdi. Genel itibariyle gerçekliğin sarıldığı, normalliğin sorgulandığı anlatıları severseniz size hitap edebilecek kaliteli öyküler sizi bekliyor olacak.
Tüm Panayırların HeyulasıKolektif · İthaki Yayınları · 202275 okunma
7/10
·136 syf.··
2022 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 14:00
Bu kitap için tek kelimeyle yorumum şu olurdu: "overrated", yani fazla abartılmış. İçindeki öyküler değil, onlar gayet gerçekçi ama yorumlarda çok abartılmış, öve öve bitirilmeyen, hikaye türünde hep ilk sıralarda sayılan bir kitap olduğu için beklentim epey yüksekti. Aradığımı da bulamadım. Kitabı okumamın üzerinden yaklaşık 5-6 ay geçti aslında ama sürekli yere göğe sığdıramayan yorumları görünce bir de kendimce yorumumu yazmak istedim. Genel geçer bir "iyi" yok sonuçta herkes kendi değerlendirmesini yapıyor. Aynı olay etrafında dönen ve kimisi doğrudan kimisi dolaylı olarak birbiriyle bağlantılı sekiz öyküden muteber bir kitap. Evet akıcı bir dili var ama kurgular beni çok sarmadı. Açıkçası kapağında karpuzun tercih edilmesinden tatlış bir kitap olacağını düşünmüştüm. Ama da o da tutmadı. Aldatmalar, ayrılıklar, yalnızlıklar, hüsranlar. Ay hep mi dram işlenir bu hikayelerde? Genel soruyorum cidden mutluluk neden mutsuzluk kadar yer edinemiyor edebiyatta? Çağdaş Türk Edebiyatı'nın öykücülerini yavaştan okumak istiyorum. Mahir Ünsal Eriş ile tanışmış olduk, bu da bir kazanımdır tabi. Bakalım sırada kimler var? Önerilere açığım.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20195,6bin okunma