Rumi’den …
Kaderimi ben seçmedim Rabbim ikram etti Elhamdülillah! Iyiyim desem yalan olur, Kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, Belki o zaman kalbim kurtulur. Dua'm belli, Duyan belli, Gerisi Takdir-i İlâhi. Mevlana Celaleddin-i Rumi
Celaleddin Rumi’den
“Sûfilik yolunda hangi makama erişmişsem, şu Türkmen kocası Yunus'un ayak izini orada gördüm.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bendenizden bir amme hizmeti. ferhan şensoy “gelenek” dediğimiz şeyi çok iyi bilen, bundan beslenen biri. eşrefoğlu rumi’den de mısralar taşıyan bir şarkı söylüyor: âşıklar makamı ne diyelim, ben sevdim eller dinlesin. youtu.be/1JywloIUmc4
Kadızâde Rumî, Timurlu hükümdarlığının Semerkand sultanı Uluğ beyin inşa ettiği medreseye baş müderris tayin edilir. Sultan da Rumiye talebe olur derslerinin müdavimidir. Sultan Rumiden habersiz bir müderrisi azledince o da istifasını verir. Sebebini soran sultana şöyle cevap verir; “Ben sultanların azil yetkisinin olmadığı tek mecranın ilim merkezleri olduğunu bildiğim için yani ilmin, alimin ve ilim merkezlerinin en yüksek mertebede olacağını düşündüğüm için müderris oldum, fakat görüyorum ki ilim merkezleri devletin herhangi bir kurumu muamelesi örüyor. Bu durumda benim burada devam etmem mümkün değil.” Bunun üzerine Uluğ bey azl ettiği müderrisi yerine iade etti ve hocasından özür diledi. Kadızade Rumi görevinin başına medreseye geri döndü. Uluğ bey devlet işlerini yürütürken bir taraftan da derslere devam etti. Her ne kadar bunun aksi örnekler nazara verilse de İslam tarihi boyunca ulema-umera ilişkisi bu şekilde olmuştur. Muhammet Yazıcı Hoca
Hazreti Mevlana “Şüphe yok ki, yavaş iş Rahman’dan, acele iş de melun Şeytan’dandır.”der. Şu kısımlar Rumî’den: “Yavaşlık, Allah ışığıdır; çabukluk ise Şeytan’ın dürtmesinden meydana gelir” Ay, geceye, yavaş olma konusunda ders verir; sıkıntının yavaş yavaş aşılacağını işaret eder ve şöyle der: ‘Ey ham, aceleci kişi! Dama dayanan merdivenden basamak basamak çıkılır. Ey tencere yavaş yavaş, ustaca kayna! Delice kaynayan yemek, lezzetli olmaz.’” (alıntı)