Bu kitabı Storytel üzerinden dinledim, paperback olarak okumuş olmayı ve kitaplığımda bulundurmayı isterdim. Okurken ister istemez katil olduğunu bildiğiniz bu insanla bağ kuruyorsunuz, ona acıyor, hedefine ulaşmasını istiyorsunuz. Bundan hemen önce Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'ü okumuştum Livaneli'den, ve oradaki yaşlı bakan için de aynı şeyleri hissetmiştim. İnsan acizliği/acziyeti ve acısının kişi üzerinde tuhaf bir etkisi var, yaşlı ve acı içinde, benliğini kaybetmekle yüz yüze gelmiş bir karaktere kin tutmakta zorlanıyorsunuz. Bu kitap aynı zamanda insan hatırlamadığı bir şeyden mesul tutulabilir mi şeklindeki felsefi soruyu da düşündürdü bana. Durmadan değişiyoruz, ve benlik dediğimiz şeyi kendimizle ilgili inançlarımız, o inançları da anılarımız ve anılarımızı da hafızamız içinde tutup koruyor. Hafıza elden gidip anılar ulaşılamaz hale geldiğinde biz hala aynı insan olur muyuz sahiden?