...İyi ya, mâdem ki müslümansınız, o halde dinlisiniz, mesele yok. Bizim bu devirde düşmanımız, hangi milletten olursa olsun, dinliler değil, dinsizlerdir, buyurun misafirimiz olun, dedi. Ben nasıl bir geniş görüşlü insan karşısında bulunduğumuzu anladım.
Sabahattin Ali ile bu kitapta tanıştım. Kendisine karşı had safhada bir mahcubiyet içerisindeyim. Bu tanışmayı bu kadar ertelediğim, ön yargılarımın önüne geçemediğim, popülaritenin kurbanı zannettiğim ve bunca zaman bu düşünceyle yargıladığım için çok mahcubum.
Mahcubiyetimin bu kadar büyük olmasının nedeni, eserin tasvirlerine tutulmam. Sabahattin Ali insanların iç dünyasını o kadar güzel betimlemiş, o kadar güzel konulara değinmiş ve o konuları öyle güzel aktarmış ki kalemine, emeğine sağlık.
Kürk Mantolu Madonna’ da Sabahattin Ali bizlere Raif Efendi’nin Havran’dan başlayıp Berlin’e uzanan yaşamını anlatmış. Yeri geldi Raif Efendi ile beraber üzüldüm ama bazende çok kızdım ona; konuşmamasına, korkularına, güvensizliğine, yalnız kalmayı seçmesine kızdım ama yine de Raif Efendi’ yi de bu kitabı da çok sevdim.
Buradan varsa benim gibi ön yargılara sahip olan arkadaşlarıma sesleniyorum lütfen ön yargılarınızı kırın ve bu kitabı okuyun, okutturun.
Bir nebat gibi, şikâyetsiz, şuursuz, iradesiz, yaşayıp gidiyordum. Yavaş yavaş hislerim kütleşmişti. Hiçbir şeyden müteessir olmuyor, hiçbir şeye sevinmiyordum.
Sayfa 152 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu