Seda ÖZVURAL

Stefan Zweig - Mecburiyet hakkında hisler ve fikirler;
Puan vermedi·70 syf.··
2023 12. kitabı
O kadar güzeldi ki... Önsözü bile merakımı fazlasıyla uyandırmışken daha ilk sayfasından kitap beni kendine çekti ve bir an önce bitirmek istedim. Vatanı için savaşmak zorunda hissetmek ama onların ideolojisini benimsemiyor olmak, mecbur olduğuna inanmak ama bir yandan da kendi hayatını hiçe sayamamak, vatan mı sevdiğim mi, inandığım değerler mi, zorunda bırakıldıklarım mı gibi karmaşaların arasında sıkışmak... Bir an önce duygu karmaşalarını görmek, hissetmek istedim. Yazar duyguları öyle güzel aktarmış, öyle güzel geçirmiş ki hem acıyı hissediyor, hem de hafızanızda sanki bir film oynatıyorsunuz. Paulo'nun konuşmaları o kadar etkileyici ki, her cümlesinde fazlasıyla duygulandırdı. Savaştan bir kez daha nefret ettiren, anlamsızlığını iki kişi üzerinden, yaşadıkları duygularla birlikte daha da derinden işleyen bir kitap olmuş. Kitaptan şu alıntı bile durumu özetliyor aslında: "Sen onlar için bir rakamdan, bir sayıdan ibaretsin, bir alet, anlamsızca ve vicdansızca ölüme gönderilen bir askersin yalnızca, oysa benim için kanlı canlı bir insansın..." Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
MecburiyetStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201675bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·272 syf.··
2023 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2023 18:12
(Spoiler içerebilir.) # # Uzun zamandır okumak istediğim, çok fazla önüme çıkan bir kitaptı. Özellikle de herkesin incelemelerde sıkça yer verdiği “"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.” alıntısı çok fazla önüme düşüyordu. Kitabın detayına girmeden önce bu cümle ile ilgili benim ne düşündüğümü belirtmek istiyorum. Her ne kadar pek çok kişi saksağanı siyahiler, bülbülü beyazlar olarak yorumlamışsa da bence burada asıl kastedilen o değil. Çünkü ilerleyen kısımlarda bülbülü öldürmenin neden günah olduğu sorusuna cevaben bülbülün zararsız olduğu vurgusu yapılıyor. Ve yine bu bahsi geçen cümleyi Atticus adlı karakterin yani bize adil ve önyargısız olarak tanıtılan karakterin kurmuş olması bu cümlenin siyah-beyaz ayrımından çok iyi-kötü ayrımını vurgulaması daha mantıklı geliyor bana. Zira yine kitabın sonunda Scout adlı karakterin ağabeyi Jem’i kastederek yine bu cümleyi kurmasının, bu düşüncemi destekler nitelikte olduğuna inanıyorum. Tabi ki edebiyat herkeste farklı hisler ve anlamlar barındırır, tekdüzeye indiremeyiz. Orası ayrı bir mevzu. Kitapta her bir karakterin bize çok güzel aktarıldığını, hikayenin zihnimizde tam anlamıyla canlandırıldığını ve kitabın içine çok güzel dahil olabildiğimizi düşünüyorum. Okurken kitaba uzak hissetmiyorsunuz. “Ben ne okuyorum Allah aşkına?” ya da “E bunun sonu nereye varacak şimdi?” gibi sorular sordurmuyor bana kalırsa. Her ne kadar başlangıçta karakterleri anlamak zor gelse de -çünkü çok karakter tanıtıyor- sonrasında durum netleşiyor. Genel anlamda rahatça aktı kitap bana kalırsa. Bu açıdan uzun süredir kitap okumaya ara vermiş, bi türlü geri dönemeyen, sıkılan ya da bunalan insanlara da tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitaptaki her bir karakterin ayrı bir bakış açısı, ayrı özel bir
Edebiyat & Roman
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Oda Yayınları · 199888,6bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 11. kitabı
Bu kitabı o kadar çok övüyorlardı ki bu yüzden büyük bir beklenti ile elime aldım. Kitabın birçok konu hakkında öğütler vermesi ve bunları ayrı başlıklar altında toplaması çok güzel düşünülmüş bir şey zannımca. Gerçekten güzel öğütler de içeriyor, bazı yerlerde farklı bir bakış açısı kazandırdığı, bazı yerlerde ne doğru söylemiş dediğim oldu. Ancak kitabın dilinden midir, yoksa çevirisinden dolayı mıdır bilmiyorum ama ben dilini beğenmedim. Sürekli devrik cümlelerin olması, sürekli daha edebi olma daha süslü söyleme kaygısı varmış hissi, bilemiyorum okurken bir an önce bitse dedirtti bana. Belki başka bir dille, başka bir üslupla anlatılsaydı daha çok dikkat kesileceğim öğütler, dikkatimi çekemedi bu sebeple. Evet, tekrar tekrar elime alır, bölüm bölüm öğütlerini okur, elbet feyz alır elbet üzerine düşünürüm, ki bence zaten bir çırpıda değil de dura dura düşüne düşüne okunacak bir kitap, ama beklentimi karşılayan bir kitap olmadı. Seveni çok ama bilemiyorum, ben sevemedim.
ErmişHalil Cibran · İndigo Kitap · 201985,2bin okunma
Puan vermedi·600 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2021 22:05
Son ana kadar sürekli olarak beni şaşırtan, tahminlerimi sürekli değiştiren, sürekli farklı fikirler yürütmemi sağlayan, ama bi türlü tam da tahmin edemediğim şekilde ilerleyen bir kitaptı. Özellikle bitirmeye yakın her sayfada ayrı şaşırdım, ayrı gerildim. Harika bir kitaptı. Ahmet Ümit yine keyifli bir kitap yazmış. Hikayede Doğan ve Adnan ile ilgili beni düşündüren, bazen üzen anlar da vardı, ki bu tarz detayların her kitapta bulunması gerektiğini düşünürüm. Anlatım dili güzel, betimlemeler güzeldi. Sıkıcı ya da yorucu bir modda değil, dengeliydi. Tarzını da yazımını da dilini de hikayesini de sevdiğim bir kitap oldu. Zaten Ahmet Ümit kitapları benim özellikle de bazen fırsat bulamayıp da kitaplardan uzaklaştığım anlarda tekrar o keyifli dünyaya dönmek için ilk elimin gittiği kitaplar olur. Yine yanılmadım, uzun da olsa sabırla, keyifle, uzun uzun okudum kitabı. Her zaman tarihten parçalar ekleyerek hikayelerini zenginleştirmesi de hoşuma gidiyor. Tarzını seven herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Kukla (Midi Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 20199,6bin okunma