O anda yüzüme kurumuş bir yaprak düştü, hayalden uyandım. Hayat özsuyunu kaybedip de minimini sapı kendisini tutamayarak yere düşen, çürüyüp mahvolmaya mahkûm olan şu yaprağın düşüşü hayatın hakikatini bana gösteriyordu, gösteriyordu...
Kendimi hala buraya demirli bir göçmen gibi hissettiğimi söylemiştim size, siz de, öylesine, laf arasında şu cevabı vermiştiniz: Benim çapamsa gittikçe hafifliyor.
Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçlü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde, insanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. Annelerimizin suskunluklarından harika börekler yaptığını daha önce yazmıştım.