10/10
·336 syf.··
2026 72. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:09
Sonunda 10 puan verdiğim bir kitap, gerçekten özlemişim bu kadar hypelanmayı. İlk başta klasik +18 sahneler falan filan boş bi kitap olur diye düşündüm. Ama öyle bir sonu var ki... ÖYLE BİR SONU VAR Kİİİİİ O ilk rüya sahnesinde yalan yok Adrian'a aşırı sinirlenmiştim ve kitaptan soğumuştum. Benim kaldırabileceğim, okuyarak destekleyebileceğim bir sahne değildi ama çok şükür ki rüyaymış. Gerçi Adrian'a Yan'a olan tavrından dolayı hala sinirliyim. Ama olsun. Bu arada Yan gerçekten çok tatlı biri bence umarım hain çıkmaz ya da ölmez genelde sevdiğim yan karakterler ya kötü çıkıyo ya ölüyor
Yalanın YeminiRina Kent · Ren Kitap · 20231,568 okunma
10/10
··
Beğendi
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:56
Kesinlikle okuduğum en güzel Türkçe romanlardan biri. Kitap pek çok açıdan muazzam. Öncelikle çok başarılı bir hikaye anlatıcılığı var. İhsan Oktay Anar, pek çok olay ve karakterden birbirinden bağımsız bir şekilde bahsediyor ancak her bir yan hikaye ve her bir yan karakter doğru zaman doğru yer geldiği zaman anlam kazanıyor. Olay örgüsü her zaman çok iyi bir şekilde birbirine bağlanıyor Kitabın masalsı havası da aşırı etkileyici. Zaten kitabın içinde pek çok ufak hikaye, destan vb anlatılar mevcut. Bunlar tematik olarak o kadar uyumlu ki okuması aşırı keyif verdi. Kitaptaki temalar da çok hoşuma gitti. Rüya teması kitabın belkemiğini oluşturuyor. Neredeyse her karakterin rüyayla ilgili enteresan bir deneyimi var. Kimi uyumadığı için rüya görmez, kimi 7 sene boyunca uyur kimi ise gördüğü rüyalarla düşlerle evrendeki tüm olaylara sebep olur. Bir başka temamız da harita teması. Kitaba da adını veren Uzun İhsan Efendi'nin atlası. Kubelik'in insan bedeninin haritasını çıkarması. Kitapta benim en çok hoşuma giden kısımlar, gerçekliğin doğasının sorguladığı kısımlardı. Düşten de bu kadar çok bahsedilmesinin sebebi bu fikri vermek. Uykunun bir uyanış ve düşlerin de gerçeğin kendisi olması fikri kitap boyunca sık sık tekrar ediliyor. Puslu Kıtalar Atlasında beni büyüleyen şeylerden biri de çok zengin bir evrene sahip olması. İrili ufaklı pek çok masal pek çok olay yaşanıyor. Yeşil uyku şurubu, Bünyamin'in bulduğu uğursuz para, pi'nin 666 basamağıyla aktifleşen şifreleme ekipmanı, geleceği gösteren ayna, cıvalı zarlar gibi eşyalar var. Teşkilat-ı İstihbarat-ı Hümayun ve dilenciler loncası gibi mistik mekanlar var. Efrasiyab, Alibaz, Zülfiyar, Kubelik, Vardapet, Alemsattı, Hınzıryedi, Gazanfer, Ebrehe vee tabii ki de Uzun İhsan Efendi gibi enteresan karakterler var. Tüm
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gözü Tamamen Kapalı...
Puan vermedi·128 syf.··
2026 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:56
Gözü Tamamen Kapalı filminin esinlenildiği bu kitap, filmi izledikten sonra beklentimin çok çok altında kaldı. Tabii bunda Kubrick'in muhteşem katkıları olduğu için şaşırmadığımı itiraf edeyim.
Rüya RomanArthur Schnitzler · Bordo-Siyah Yayınları · 2000418 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 45. kitabı
Kederli günlerden geçen bir derviş, rüya aleminde gizemli bir adaya düşer. Bu adada insanlık tarihinin en büyük zihinleri peygamberler, veliler, filozoflar ve edebiyatçılar büyük bir halka şeklinde oturmuş, sanki dervişi beklemektedir. Derviş halkanın ortasına oturur ve hayatın dertlerine karşı bu nurani meclisi dinlemeye başlar. Kitapta 99 teselli bulunmaktadır: ölüm korkusu, yalnızlık, ayrılık, başarısızlık, umutsuzluk, hayal kırıklığı, yaşlanma,mutsuzluk, kaygı, değersizlik hissi... Yazarın sade ve akıcı bir dili var. Altı çizilecek bir çok cümleye sahip.Yüzyıllar önce yaşamış bir dervişin, Schopenhauer’ın ya da Tanpınar’ın da tıpkı bizim bugün hissettiğimiz o iç sıkıntılarıyla, kaygılarla ve hüzünle boğuştuğunu görmek, insana yalnız olmadığını hissettiren bir huzur veriyor.Kitap, dünyanın neresinde doğarsak doğalım, acımızın da neşemizin de aynı dilde olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca yukardan bakan, ders veren bir üslup yerine, yaranıza üfleyen, size şefkatle yaklaşan bir dost eli hissediyorsunuz. Sayfaları kapattığınızda içinizde karanlık bir keder değil, tam aksine her şey geçecek ve her şey olması gerektiği gibi dedirten, teselli bulmuş, aydınlık bir ferahlık kalıyor.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:51
Hayatımın çok farklı bir zamanında okuduğum bir kitap oldu. Zor olaylar yaşarken yanımda, çantamda bu kitap oldu. Bu yüzden sanırım asla unutamayacağım. Ahmet Hamdi Tanpınarın benzetmeleri, tasvirleri, olayı ve hisleri anlatım biçimi beni her zaman etkilemiştir. Bu kitapta bunu çok üst seviyeye çıkarmış ya da beni çok etkiledi. Özellikle iki rüya arasında düşünceler başlıklı kitabın açılış bölümü bir harika. Her ne kadar yarım kalmış tamalanmamış gibi olsa da Behçet Beye mektup bölümüyle bu yarım kalmışlığı benim zihnimde tamamlamış oldu. Okuma sırası Sahnenin Dışındakiler kitabında. Not: Kitaplar kadar kitaplarına verdiği isimler de çok etkileyici.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20238,3bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 171. kitabı
"KAPI" "Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir." Pablo Picasso'nun bu çarpıcı sözü, ilk duyulduğunda kulağa bir şairin abartısı gibi gelebilir oysa, insanlık tarihinin en derin gerçeklerinden birini özetliyor: Hayal gücü, gerçekliğin öncüsüdür. Düşünelim: Uçan bir makine hayal edilmeden önce gökyüzünde yalnızca kuşlar vardı. Ay'a ayak basmak hayal edilmeden önce insanlık yeryüzüne zincirlenmişti. Kablosuz iletişim, tıp alanındaki mucizeler, sanat eserleri, devrimci fikirler... Hepsi önce bir zihinde canlandı, sonra gerçek oldu. Hayal etmek, bir çocuğun bulutlara şekiller vermesi gibi masum bir eğlenceden çok daha fazlasıdır. Hayal gücü, insanın sınırlarını zorlayan, olanı olduğu gibi kabul etmeyip "ya şöyle olsaydı" diye soran cesur bir eylemdir. Gerçekliği dönüştüren her adım, önce zihinde atılmıştır. İlk bakışta sade bir derviş hikâyesi gibi görünse de, satır aralarında insanın kendi iç dünyasına yaptığı uzun ve meşakkatli yolculuğu anlatan manevi bir arayış romanı. Kitabın tanıtımında yer alan “İki hayatı da deneyen bir derviş, derviş olduğunun da farkında değil” ifadesi, aslında romanın temel meselesini özetliyor: İnsan, hakikati ararken çoğu zaman sahip olduğu değerin farkında değildir. Bazı eserler olaylarıyla, bazıları karakterleriyle etkiler insanı. Bazıları ise biz, okurların kalbine sessizce dokunur ve uzun süre zihnimizde yaşamaya devam eder. Kitabın merkezinde yer alan karakterler, alışılmış kahramanlardan oldukça farklı. O ne kusursuz bir bilge ne de olağanüstü özelliklere sahip biri. Tam aksine, eksikleriyle, tereddütleriyle ve insani yönleriyle karşımıza çıkıyor. Karakterin yaşadığı sorgulamalarda kendimizden izler bulabiliyoruz. Karakterlerin düştüğü çıkmazlar, verdiği mücadeleler ve içsel çatışmaları, aslında insan olmanın ortak deneyimlerini temsil
Edebiyat
KapıUmut Değirmen · Otağ Yayınları · 20251 okunma