Rüyamda seni gördüm :)
Alıntı
Uyandım mı, uyuyor muyum? Gece beni çaldı, Gün kurtarmaya çalışıyor ruhumu. Rüya içinde rüyada mı yaşıyorum, Yoksa yaşatıyor musun? ​Bir ışık kümesi gibi sızıverdin, Gölgeler kaçacak yerlerini buldular bile. Gün daha mı karanlık şimdi Yoksa ışığının bir kısmını bana mı yolladın? ​Kırpiğimin ucu seni istiyor... 9/8/2026
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Rüya da onunla mesajlaşmanın anlamını öğrendikten sonra...
Nasıl oluyorsa oluyor
"Sanki içimde iki kişi var: Biri tüm dünyayı görmek istiyor, diğeri odasından çıkmak istemiyor." Fyodor Dostoyevski
Alıntı
Daha neler neler düşündü, uyumadan önce. Kim bilir?!
Rüya Terapisi | Cemal Yönün Tezahürü
Fotoğraf Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri kitabından alıntıdır. Rüyadaki kişi, 64 yaşında, içgörüsü sınırlı ve uzun yıllar boyunca kendi iç dünyasına yabancı kalmış bir adamdır. Terapi sürecinin başlarında gördüğü bu rüyada ilk kez bir kadın figürüyle karşılaşır. Kadın ona, "Ben senin uzun zamandır unuttuğun kızınım." der. Bu ifade, psikolojik ve tasavvufi açıdan oldukça dikkat çekicidir. Psikolojik düzlemde "unutulmuş kız", kişinin yıllardır temas etmediği duygusal yönlerini; duyarlılığı, hilm sahibi olmayı, sezgiselliği, ilişkiselliği ve şefkati temsil ediyor olabilir. Tasavvufî terminolojiyle ifade edecek olursak bunlar, daha çok cemal sıfatlarının tezahür ettiği alanlardır. Mustafa Merter'in Nefs Psikolojisi yaklaşımı açısından bakıldığında ise nefsin katılaşmış yapısı çözülmeye başladıkça insanın daha latif ve ince tarafları görünür hâle gelir. İlk karşılaşmada bu yönler kişiye yabancı gelir; hatta kişi onların kendisine ait olduğunu fark etmekte zorlanır. İnsan bazen kendi ruhunda bulunan yönleri tanımaz; onlar yok olmazlar fakat bilinç alanının dışına itilerek adeta sürgüne gönderilirler. Bu nedenle rüyadaki semboller, "Bu taraf bana aitmiş ama ben onu hiç yaşamamışım." şeklinde okunabilir. Rüyadaki kadın figürünün orta yaşlı ve kahverengi tonlarda giyinmiş olması da dikkat çekicidir. Kahverengi, rüya sembolizminde çoğu zaman toprağı, köklenmeyi ve gerçekliği çağrıştırır. Bu nedenle söz konusu figür, geçici bir fanteziden çok, kişinin ihmal edilmiş fakat sahici bir ruhsal parçası olarak değerlendirilebilir. Bu rüya yalnızca Jung'un anima arketipiyle açıklanabilecek bir durum değildir; aynı zamanda kişinin kendi içindeki cemal yönüyle ve yıllardır bastırdığı rahmet boyutuyla karşılaşmasının da sembolik bir anlatımıdır. Celal ağırlıklı kişilik yapılanmaları kontrol etmeye, analiz
İnsan ve Duygular