Kadınlarımızı yok sayarak, evlere kapatarak onların ışığından, yeteneklerinden, ilhamlarından yararlanmadığımız için mi acaba toplum olarak eksik kalmıştık?
Sabiha, Afet, Rukiye, Nebile, Zehra, Ülkü, Abdürrahim ve Mustafa.
Manevi çocuklarım, İsmet’in çocuklarının da gittigi Çankaya' daki ilkokula yazdırdım. Bedava eğitim veren devlet okullarında devlet büyüklerinin, bakanların, milletvekillerinin çocukları her kademeden memurun, işçinin çocuğuyla birlikte okurdu. Hiçbir çocuğun bir diğerine üstünlüğü yoktu.
Manevi çocuklarımın öğretmenlerine saygısızlık etmelerine asla müsaade etmediğim gibi, onlar için torpil de yaptırtmadım. Derslerini, sınavlarını dikkatle takip ettim ama fikir ve düşüncelerini, hatta isteklerini bana korkusuzca söylemeleri için her zaman teşvik etmişimdir çocuklarımı.
Ey her an patlamaya hazır bomba gibi ilk gençlik dönemi ömrümüzün! Zaman her birimizi acımasızca yontacaktı düşman çizmesi altındaki ülkede siyasi fikir ayrılıklarının teferruat bile sayılmayacağını yaşayarak öğrenecektik biz Harbiyeliler!