Sonunda soruyor ya “Siz ne dersiniz, güvenelim mi onlara? Ya size?” diye, gözlerim doldu. Hayvanseverler, doğa sevenler, içi iyi olanlar, öfkeyi şiddeti anlamlandıramayanlar anladı!
Ayşe Kulin, ince, zarif, naif, nazik, saygılı, görgülü, çalışkan kişi.. Onun gibi kendimize örnek alabileceğimiz kaç Cumhuriyet Kadını kaldı ki? Sohbetlerindeki kibarlığı kitaplarında da hissediyorsunuz. Hata yapmamak için ne kadar özendiği o kadar anlaşılıyor ki cümlelerinde, bence Atatürk okuyabilseydi memnun kalır, bu hassasiyeti takdir ederdi.
Kitabın dilindeki sadelik, üslubundaki akıcılık sayesinde başına 2 sefer geçmem yetti bitirmem için. Tabi konusunun güzelliği ve her dem her ne kadar bilsek de içimizde yine aynı merakı uyandırması da etkili oldu hemen sona ulaşmam için.
Okuyunca 100 yıl geçmiş ama bazı şeyler hiç değişmemiş dedirtiyor, sadeleştirilmiş metin okuduğum için hiç zorlanmadım. Çok akıcı, merak uyandıran, sürükleyici bir roman. Zamanını yansıttığı için, hem yazıldığı dönemi hem de günümüzü anlayabilmemiz için mutlaka okunması gereken romanlardan.
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Seriyi okumayanlar için spoiler içerir!
Serinin bu kitabında Bora’nın ölümünün ardından Eda ve Derya’nın hayatlarının nasıl şekil aldığı, Eda’nın Derya’yı korumak için yaptıkları ve yaptıklarının sonucunda olanlar anlatılıyor.
Merak uyandırıcı bu seri, akıcı dili ile bir çırpıda okunup bitiriliyor.
Bora’nın Kitabı bir serinin 2. kitabıymış. Ben ilk önce Handan’ı okumuştum. Seri olduğunu araştırırken öğrendim, ilk önce yanlış yaptığımı düşündüm ama sıra bu şekilde de olabilirmiş, hatta Handan romanı bu kitaplara göre daha hafif kalmış olduğundan bu kitapları okuyup Handan ile bitirmektense Handan’dan sonra İlhami’yi, İlhami’den sonra Bora’yı okumanın daha iyi olduğunu farkettim.
Çok keyifle okudum bu ikinci romanı da. Dili sade, akıcı, merak uyandırıcı.
Ama en çok sonunu beğendim. Mektup ile bitmesi, mektuptan bir şeylerin öğrenilmesi… Farklı ve güzeldi. İyi bir bitirişti.