Rümeysa Yağmur

Rümeysa Yağmur
Ekoloji | Kadın Hakları ️ 30.06|C ~

Rümeysa Yağmur

, bir kitap okudu
10/10
·225 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2025 18. kitabı
Nihan Kaya
8.6/10 · 256 okunma
Reklam
Başkalarına değil ama bana her yerde böyle davranıyor insanlar; kendimi bildim bileli çok alışık olduğum bir muamele bu. Yolda bana çarptıklarında özür dileyen bir insanım ben. .... Araba kaldırımda geri geri geliyor, bana çarpıyor ve kaldırımda yürüyen ben "Çok özür dilerim! çok özür dilerim!" diye bağırıyorum arabaya, acı içinde kolumu tutarken bir yandan. Hiçbir zaman özür dilemiyorum, her zaman 'çok' özür diliyorum.
Sayfa 53·Kitabı okudu
"Kitaplarımın altını yıllarca cetvelle çizdim ben." "Kıyafetlerimi askıdan çıkarıp yeniden, yeniden, özenle ütüledim."
Sayfa 25·Kitabı okudu
Puan vermedi·112 syf.··
2025 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 14:12
Camus'un en ünlü kitaplarından birisi, Yabancı. Bu kısa roman absürdizm akımının örneklerinden biri olarak gösterilir. Genelde yorumlar ve analizler ana karakterimiz Meursault'un toplumun dayattığı normlara karşı çıktığı ve toplumun beklentilerine göre yaşamadığı bu sebeple de topluma yabancılaştığı anafikriyle ilerler. Başkaldırı nerededir derseniz; annesinin cenazesinde ağlamaması, bir kadına bağlanıp evlilik düşünmemesi vs. denebilir. Peki, bunlar gerçek bir başkaldırı mıdır? Baktığınızda kitap 'rahatsız edicilik' kategorisinde. Yani yazar da aslında karakterden rahatsız olmamızı istemiştir, bizim de toplumsal normların bir parçası olup Meursault'ı bir yabancı olarak görmemizi istemiştir. Bunu da gerçekten başarmıştır, Meursault rahatsız edici bir karakterdir ama benim açımdan rahatsız ediciliği kendi başkaldırısından değil, erkek konforundandır. Bu noktadan sonra kitabı biraz feminist bakış açısıyla yorumlayacağım. Karakterimiz annesinin cenazesinde ağlamazken, toplumun bireye atfettiği rollere girmemesi bir yabancılık olarak anlatılır ama karakter o an 'şu an bu derdi olmasa da keşke kırlarda bir gezintiye çıksa' diye düşünür. Yani duyguları vardır ama kendi konforunda. Toplum tarafından kötü biri olarak görülen Raymond ile arkadaşlığı fark etmez diyerek kabul etmesi de aslında bir erkek olmanın konforundaki şımarıklıktır. Topluma yabancılaşmasının aksine başka bir grubun parçası olmayı seçmiştir aslında. Marie'ye karşı olan tutumu da toplumsal bir evlilik kurumuna karşı başkaldırısı değil yine erkek şımarıklığıdır çünkü bu normu reddetmiyor sadece 'seni sevmiyorum ama ne fark eder' diyor. Empati ve duygu yoksunluğu aslında burda karakteri yabancı değil sadece umursamaz birisi yapıyor. Yazar bu kitabı 1942 yılında yayımlamış, bu kitap döneminde de bir
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma