Bazen, biri bana zor bir dönemden geçerken, "Neşelen biraz!" dediğinde, boğazlarını sıkasım geliyor. Sadece yanımda olup elimi tutsun ya da benimle birlikte üzgün ya da öfkeli olsun veya benimkine benzer bir deneyimi olduysa bana anlatsın ve zamanla geçtiğini söylesin istiyorum. Bu empati ve iletişimdir ve ilişkileri zenginleştiren türden bir telkindir.
Ben: ... Kendime insanların üç boyutlu olduklarını söyleyip duruyorum ama onları dümdüz görmeye devam ediyorum; o yüzden bazılarına baktığımda onları belli bir şekilde oldukları için yargılıyor ve hayatımdan çıkarıyorum.
Psikiyatrist: Şöyle düşünün; bir yazarın kitabını seviyorsunuz ama o yazarla gerçek hayatta tanıştıktan sonra hayal kırıklığına uğradığınızda bütün kitaplarını çöpe atıyorsunuz.
Psikiyatrist:.... Bir şeyi kıskandığınız zaman, yirmili yaşlarınızdaki kendinizin gözünde nasıl görüneceğinizi bir hayal edin. "Vay canına, bana bir bak! Üniversiteden mezun oldum ve bir yayınevinde çalışıyorum!" diye düşünmez miydi?
Ben: (Birden hüngür hüngür ağlamaya başlıyorum.) Aşırı mutlu olurdum!
Psikiyatrist: Hatta şöyle düşünmez misiniz: Bir kişinin yanına gidip bunu nasıl başardığını sormak istiyorum! Fakat şimdiki siz, kendi hayatına bakıp geçmişini tam bir başarısızlık gibi görüyor. Halbuki daha genç halinizin gözünde başarı timsalisiniz.