2021 Ankara Kitap Fuarında şans eseri standına denk gelip almıştım bu kitabı. Okumak şimdiye nasipmiş elbet.
Türk mitolojisinde de sık sık bahsedilen 'üç' sayısının kutsallığı ve gizemini içeren hikayelerden oluşuyor kitap. Yazarın anladığım kadarıyla ilk eserlerinden olan bu kitap başlarda acemiliğini hissettirse de ilerledikçe 'gotik hikâyeler' vurgusunu hak eden bir seriye dönüşüyor.
"Hayat bir üçlemedir! Gökyüzü, yeryüzü ve yer altı..." diyerek başlıyor kitaba yazar. Bu, benim de sık sık Türk mitolojisinden esinlenerek Ülgen, Umay ve Erlik arasında gidip gelen düşüncelerimle de örtüşünce kitapla yakınlaşmam en başından oldu. Tam sonrasında da toprak, iklim ve insan üçgeniyle devam etmesi benim için çok lezzetliydi.
İçinde en sevdiğim iki hikaye ise Medeniyet ve Firar oldu. Medeniyette toplum normlarını altüst edip bir kurgu ortaya koyması, göreceli bir medeniyet kurması oldukça hoşuma gitti. Firar'da da 'hak eden hak ettiğini bulur, doğa hak edenenin cezasını elleriyle verir' gibi bir alt metin okudum, en başında okuyucuya bir son düşündürürken çok farklı bir sonla bitirmesi de beni tatmin etti. Çerezlik bir hikayeler kitabı arayanlar için güzel bir öneri olacağını düşünüyorum.