Bizim insan topluluklarımızın turna ya da karınca topluluklarına gerekenden daha fazla işleve, kurala ve yasaya gereksinimi yoktur. Üstelik bu hayvan topluluklarının daha az işlevi, kuralı ve yasası olduğu, hatta eğitimleri de olmadığı halde gayet bilgece bir düzeni sürdürebildiklerini görüyoruz. Eğer insan bilge olsaydı her şeyin değerini yaşamına olan faydasına ve uygunluğuna göre biçerdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayvanların doğma, üreme, beslenme, hareket etme, davranış, yaşama ve ölme biçimleri bizimkine o kadar yakındır ki onları harekete geçiren sebepleri ne kadar eksiltip bunları, onlardan üstün çıkmak için kendimize yakıştırsak da bunun makul bir bakış açısı olduğunu söyleyemeyiz. Sağlıklı yaşamanın kuralı olarak, hekimler bizi hayvanların yaşam tarzını örnek gösterir ve gerçekten de şu söz oldum bittim halka mal olmuştur:
Ayağınla başını sıcak tut;
gerisini hayvanlar gibi yaşa.
Bize garip gelen akıl erdiremediğimiz ne varsa kınarız. Hayvanlara dair yargılarımızda da aynısı geçerli. Onların bize benzer çok özellikleri vardır ve bunlar üzerinden karşılaştırma yaparak bazı varsayımlarda bulunabiliriz ama özgün nitelikleri hakkında hangi bilgiye sahibiz ki?