Buhari'nin Sahihi'nde rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Kıyamet günü Nuh (a.s.) çağrılır. O da: "Ya Rabbi, emrine hazırım, buyur" der.
Yüce Allah: "Dinimi tebliğ ettin mi?" diye sorar. Nuh (a.s.): "Evet" der. Ümmetine,
"size tebliğ etti mi? diye sorulur. Onlar: "Bize herhangi bir uyarıcı gelmedi" derler.
Yüce Allah Nuh (a.s.)'a: Tebliğ ettiğine dair şahidin var mı?" diye sorar. O da:
"Muhammed ve ümmeti" diye cevap verir. Bunun üzerine Muhammed ve Ümmeti,
Nuh (a.s.)'ın, Allah'ın dinini tebliğ ettiğine şahitlik ederler. "Sizin insanlara Şahitler
olmanız Rasul'un de size şahit olması için" ayetinin manası budur.
Efendimiz (s.a.v) [...] buyurmuştu ki: "Sahip olabileceğiniz en hayırlı dünya nimeti; zikreden bir dil, şükreden bir kalp ve imanı konusunda İslam'ı yaşamasına yardımcı olan bir eş/hanımdır."
Çünkü Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: "Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında Cenâb-ı Hak da onlara merhamet eder. Şayet erkek hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de günahları parmaklarının arasından dökülür."
Çünkü Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: "Allah kime sâliha bir hanım nasip etmişse, dininin yarısını yerine getirmek için kendisine yardım etmiştir. Diğer yarısı için de Allah'tan korksun."