Ağaçların,gölgelerin,yaprak hışırtılarının arasında koştular. Tam bir kır gecesiydi. Sıcacık bir evde, pencereden ürpererek izlenen bir dünya. İnsanın, içinde olmadığı için mutluluk duyduğu o güzel karanlık. Oysa onlar, artık camın ardında değildiler; bu dünyanın içindeydiler. Karanlığın içinden geçiyorlar, kâh yürüyor kâh koşuyorlar, karanlığa tecavüz ediyorlardı. Tıpkı kimsenin yıkamayacağı kutsal bir tabuyu çiğner gibi.