"Evet muvaffakiyetleri, hep rûhunun mâzîye takılı kalmış bir aşk hüsrânı ile yelpâzelenmesinde. Muhakkak ki bu mutrip rûhu, cûşa getiren bir heyecan, bir aşk var.
Fakat o senin gibi aşkının esîri değil, emîri. Bu yüzdendir ki onu hürmete lâyık görüyorum."
Bizden önceki ve bizden sonraki nesillerin "kabul edilmiş dua" sı olmaya talip miyiz? İnsanı, tabiatı ve fıtratı korumaya talip miyiz? Helalin çilesine talip miyiz? Ruhun bekasına talip miyiz?
Aşkınlığını, gene kendi insanî alanında arayan insan aradığını bulabilecek mi? Kendi kısırlığının sınırları içinde kendi zâtına talip olan insan, sadece kendi kısırlığını bulur. Allah'ı bulması mümkün müdür? Aklı, O'nu talep etmesini duyumsatsa bile, akılla istemek O'nu bulmasına engeldir. Bu, O'nu talep etmenin yöntemine aykırıdır çünkü. O ancak kendi zatından talep edildiğinde bulunur.