Evet, kimseye bir şey anlatmamak benim tercihimdi. Fakat bu durumun herkesin işine gelmesi mi gerekiyordu? Sayfalarca yazıyorum. Dökülen her cümle, kurulan her satır bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Neden görmek yerine konuşmamı bekliyorsunuz?
İnsan kendini her zaman kelimelerle ifade etmek zorunda mı? Bazen suskunluk, saatler süren bir konuşmadan daha fazla şey anlatmaz mı? Bir insanın köşesine çekilip sayfalar doldurması, içinde kopan fırtınaların işareti değil mi?
O kadar zor ki böyle yaşamak.
Anlatacak gücü bulamadığın yerde yazarsın. Sesinin ulaşamadığı yerlere cümlelerini gönderirsin. Görülmek istersin, duyulmak istersin, anlaşılmak istersin. Buna rağmen insanlar yazdıklarına değil, söylemediklerine takılır.
Suskunluğumdan, kalabalıklardan uzak duruşumdan, geceler boyunca sayfalarca yazışımdan anlaşılmıyor mu nasıl bir halde olduğum? Her şeyi açık açık söylemek mi gerekiyor? İnsan ancak konuştuğu kadar mı var sayılıyor?
Yoksa asıl mesele anlamak değil de anlatmak zorunda bırakılmak mı?
insanın en büyük yorgunluğu, derdini taşımak değil; o derdin varlığını kanıtlamaya çalışmaktır...
Veysel Can K.