Burada nasıl ilerlenir, biliyor musunuz? Ya deha parıltısıyla ya da ahlaksızlığın verdiği beceriklilikle. Bu insan kitlesinin içine ya bir top mermisi gibi düşecek ya da veba gibi sızacaksınız.
Fransa’da topu topu yirmi başsavcı var, siz bu rütbeye göz dikenlerse, yirmi bin kişisiniz, hem de aranızda bir parmak yükselebilmek için anasını bile satabilecek şaklabanlar bulunmakta. Bu meslek sizi tiksindiriyorsa, başka bir şey arayalım.
Bir üniversitelinin cebine para girdi mi içinde masalsı bir sütun belirir hemen, bu sütuna yaslanır. Eskisinden daha iyi yürür, kaldıracının bir dayanak noktası bulunduğunu sezer, bakışları dolu ve dosdoğru, devinimleri çeviktir; dün alçakgönüllüydü, çekingendi, yumrukları sineye çekebilirdi; bugün bir başbakana yumruk atabilecek durumdadır.