Günaydınn
Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir. Bazen şans ters dönebilir. Ayarında istemeyi bilmeli kişi... İnci John Steinbeck
"Sükutun Sesi" ve cehaletin küstahlığı...
Argoda kullanılan "ağzı olan konuşuyor" tabirinden pek hoşlanmam, amma öyle bir çağı idrak ediyoruz ki, kitabının kapağını bir ömür açmamış, mürekkep okkasını dahi eline almamış, bakkaldan satın aldığı icazet ile makam-mevki işgal etmiş, isminin sol tarafında yer alan kısaltılmış harflerden ibaret ünvan ve rütbelerle şahsiyet bulduğunu zanneden güruh amip gibi çoğalıp duruyor her mahfilde her mecrada...üstüne üstlük bir de, ömrünü ilim tahsiline hasretmiş, talebeliğini bir ömür sürdüren ilim, hikmet ve irfan ehline akıl vermeye, yol yordam göstermeye, nerden (ç)aldığı belli aforizmalarla felsefe öğretmeye kalkmazlar mı ? Hasbünallahü velnimel vekil... Bahse konu bu güruh, cehaletin en tehlikeli türevi olan "cehl-i mürekkep" (bilmediğini bilmeyen ve bilmediğini de din gibi savunan) hastalığının günümüzdeki canlı örneğidir, şimdi mevzubahis kelâmın arkasını getirmeye çalışalım: Cehaletin küstahlığı var ki....İsminin önüne dizdiği iki üç harflik ünvanı, ruhunun cüceliğini gizleyen bir zırh zannedenlerin en büyük trajedisi, "derinliği olmayan sığ sularda devasa gemiler yüzdürmeye çalışmalarıdır". Geçmişte ilim bir "haysiyet" ve "çile" işiyken, şimdilerde ne yazık ki bir "kartvizit" fetişizmine dönüştü. Ömrünü kütüphanelerin tozlu raflarında dirsek çürüterek geçirmiş, bir kelimenin iştikakı (kökeni) için uykusunu feda etmiş gerçek irfan ehli, edep ve mahviyetinden ötürü sesini yükseltmeye hicap ederken; bu "diplomalı amipler" meydanı boş bulmanın pervasızlığıyla en gür sesle bağırıyorlar. "Yarım Tabip Candan, Yarım Hoca Dinden Eder" Eskiler bu sözü boşa söylememiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlike tam olarak budur: "(Ç)alıntı aforizmalarla" felsefe kurduğunu sananlar, Sosyal medya mecralarında üç beş beğeni uğruna 'kadim hakikatleri meze edenler", İki kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında tutunmaya çalıştığımız ipler çok kısa...
1000Kitap
Sabır, sessizce beklemek değildir. Sabır; acıya rağmen Allah'a güvenmeye devam etmek, umudunu kaybetmeden yoluna devam etmektir. Yunus Destebaşı
1000Kitap
BeN inanıyorum ki; Bu kadar hadsiz.. Bu kadar kendini bilmez.. Bu kadar vicdandan yoksun insanlar arasında. Merhametini koruyanlar.. Ne olursa olsun doğru yolundan ayrılmayanlar, kalbinde kötülük bulunmayanlar. Ben onlar gibi olamam' diyerek yalnız kalanlar ve tüm zorluklara rağmen "sabır benden, hayırlar senden Allah'ım" diyerek ayakta kalanlar,. Bir gün mutlaka ama bir gün mutlaka kazanacaklar...
Allah'a dua ederken bazen "Allah'ım! Hakkımda hayırlısıysa ver." diyoruz, sonra hakkımızda hayır olanı verdiğinde biz beğenmiyoruz. Hazret-i Ali (🍃) söyle dua ederdi: "Allah'ım! Gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle. Hakkımda hayırlı olana da gönlümü razı eyle. " Belalara sabır konusunu Necip Fazıl Kısakürek'in çok güzel bir sözüyle noktalayalım: Sabrın sonu selamet, Sabır hayra alamet. Bela sana kahretsin, Sen belaya selam et.
Din İslam