Yaşadığım hayat,Zaman'ı,yani Aristo'nun şimdi dediği anları birleştiren çizgiyi hatırlamanın çoğumuz için pek acı verici olduğunu bana öğretmiştir. Anları birleştiren ya da müzemizde olduğu gibi,anları içlerinde taşıyan eşyaları birleştiren çizgiyi gözümüzün önüne getirmeye çalışmak,hem çizgimizin kaçınılmaz sonucunu,ölümü hatırlattığı için hem de çizginin kendisinin -çoğu zaman hissettiğimiz gibi-pek bir anlamı olmadığını yaşımız ilerledikçe acıyla kavradığımız için üzer bizi. Oysa "şimdi" dediğimiz anlar, Çukurcuma'ya akşam yemeklerine gitmeye başladığım günlerde olduğu gibi, Füsun'un bir gülümseyişiyle,bazan bir yüzyıl yetecek kadar mutluluk verebilir bize.