“Düşündüm taşındım, yine saçma bir karar verdim.”😅🫣🤪
1000Kitap
Camus temizlik siponaza balkon keyfi ister. Günaydın hayat
Her hafta sonu o evi temizliyoruz ve hafta içi her şey yeniden dağılıyor. Bu, Sisyphos’un o dev kayayı her gün dağın tepesine çıkarıp, kayanın aşağı yuvarlanmasını izlemesinden farksızdır. Absürdün zirvesidir ama ne yapalım; Camus’nün dediği gibi, kayayı yukarı taşırken Sisyphos’u mutlu hayal etmek gerekir. En azından temizlik bitince bir çay içiliyor.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sesin kötü geliyor bi göreyim" diyen de var, "Beklentin mi var" diyen de var. İyinin kıymetini bilmek için kötüyü görmek gerekiyor demek ki. Divan şairi Hayalî Bey'in dediği gibi; Ol mâhiler ki derya içredir, deryayı bilmezler. Deryayı denizi okyanusu bildim çok şükür. İyiyi kötüyü doğruyu yanlışı öğrendim çok şükür. Canımı vereceklerimle, umrumda olmayacakları ayırdım elhamdülillah. Herşey olması gerektiği gibi olması gereken yerde. Saçma sapan insanlar için mutluluğumuzu bozmaya zinhar gerek yok. Cenab-ı Allah herşeyi vermiş bana maceraya da heç gerek yok valla. Sıkıntıya girmeden geçti bitti gitti. Bana yaşattığın bu aydınlanmalar kalbime zihnime öyle huzur verdi ki tarife sığmaz. Meğer ben ne kadar kıymetli şeylere sahipmişim. Balığın hesap denizin ortasında ama denizi bilmiyormuşum. ELHAMDÜLİLLAH Hamiş : Sertap Ereneri dinle "sen de anneni çağır."
Üremek için bu kadar açı cekmek çok sacma...
"Aşk, türün devamlılığı için bireyin üzerine atılmış bir hiledir." - A. Schopenhauer
1000Kitap
Gidişi Sessiz Sedasızdı, Rüya Gibi Saçma ve Anlamsızdı🖋️
Edebiyat
Beyin fırtınalarım
Saygı. Son zamanlarda hayatımın her anında önem verdiğim saygı kelimesinin önemini biraz daha anladım. Ve şunuda anladım ki insanlar saygıyı çok çok yanlış anlıyorlar. Özellikle günümüz modern, kültürlü, feminenleşen toplumunda(?) insanlar saygıyı başkalarının kendilerini oldukları gibi kabul etmesi olarak görüyorlar. Kimse hatalarının yanlışlarının geçmişinin sorumluluklarını almak istemiyor ve hatta bunun üstüne kendilerini bu yanlış insan rolüyle kabul edip başkalarından saygı bekliyorlar :) Arkadaşlar tamam bizi biz yapan şey hatalarımız olabilir hatta hatasız kul olmaz belki ama saygıda hak edene verilir neticede... Şu olaydan da nefret ediyorum: kişinin yanlışları hataları var tamam ama bunu değiştirmek kendine hak ettiğini vermek biraz olsun ilerlemek sağlıklı bir fiziğe, mentaliteye sahip olmak yerine hâlâ başkalarından kendisini olduğu gibi kabul etmesini ve saygı göstermesini bekleyen insanlar... Her şeyin az veya çok emekle kazanıldığı şu dünyada birazda saygı için de emek vermeli insanlar diye düşünüyorum. Ha şunuda eklemesem olmaz. Son zamanlarda sosyal medyanın, popüler kültürün ve bir saçmalık haline gelmiş feminizmin getirdiği kafa yapısı: kişinin sevdiği insanin sözünü dinlemesinin kısıtlayıcılık olması durumu. Arkadaşlar sevdiğiniz kişi sizin için bir şey istiyorsa ve sizi gerçekten seven biriyse o kişinin istediği şeyin sizin iyiliğiniz için olmama ihtimali yok. Yani demem o dur ki sevdiğiniz insanı reddedip onu saçma salak ifadelerle çercevelemeden önce biraz oturup düşünün. Saygıdan yola çıkmıştım konu nerelere geldi... Ama zaten bunların hepsi saygıyla bağlantılı, saygının olmadığı yerde sevgide olmaz unutmayınız efenim iyi günler.
Hayata Dair