Geceleri hayaline sarılıp uyuyorum,
Rüyalarımda yine sen, hep sen oluyorsun.
Sanki gerçek gibisin,
Tenin yok ama varlığınla hâlâ yanımda duruyorsun.
Sabah olunca her şey başa sarıyor,
Yokluğun, koynuma soğuk bir yalnızlıkla giriyor.
Kalbim seninle çarpıyor hâlâ,
Adını fısıldıyor her atışında, usulca, kırıkça...
Böyle gitmeni istemezdim,
Biliyorum, kalbin kalmak istedi.
Ama artık gücün kalmamıştı,
Birlikte savaşacak gücümüz tükenmişti belki de.
Yine de gitmeni istemezdim...
Ama biliyorum, benimle de kalamazdın.
Kalbimi de alıp gittin uzaklara,
Geriye sadece boş bir sessizlik kaldı bana.
Keşke kalabilseydin…
Biraz daha, azıcık daha kalabilseydin.
Belki sarılırken dağılırdı acım,
Belki... seni son kez gerçekten hissedebilseydim.
open.spotify.com/track/0jQxDAN0C...
En azından bir vedayı hak etmiştik, sevgilim.
En kötü ayrılıklar bile bir veda kadar onurludur.
Ama biz, sessizliğe bırakıldık.
Ne bir söz ettik, ne de göz göze geldik son kez.
Yine seni öpemedim…
Son bir kez sarılamadım…
Ellerin elimde, bakışların gözlerimde kalmadan veda ettim sana.
Hiç değilse,
Son kez “Seni seviyorum” diyebilmeliydik.
Belki de vedamız, bir veda bile olamayacak kadar eksikti.
Kapanmamış bir hikâyenin yarım kalan cümlesiydi gidişin.
Ve şimdi, içimde binlerce “keşke”yle yaşıyorum seni…
İşte şimdi,
tam da pes ettiğim yerdeyim.
Yine de…
senden vazgeçmek gelmiyor içimden.
Sanki,
benden uzaklaş diye
elinden gelen her şeyi yaptın.
Belki bilerek,
belki bilmeyerek…
Ve ben,
yine de terk etmek zorundayım bizi.
Oysa,
seninle birlikte
yavaş yavaş tükendiğimiz bir gelecek düşlemiştik.
Çekip gitmek,
canımı acıtıyor.
Ben,
insanlığımı unutmuşken,
sen geldin
ve hatırlattın bana içimde hâlâ atan bir kalp olduğunu.
Duygularım vardı,
unutmuştum.
Kendimi bile sevmezken,
seni sevdim ilk kez,
hiç kimseyi sevmediğim gibi…
Sen geldin,
"Bu kaçıncı dalım bilmiyorum. İkinci paketten sonra saymayı bıraktım. Senden sonra sigarayı çoğalttım. Sensizlikten önce belki ciğersizlikten ölürüm diye."