Dolayısıyla insanın,hayatla olan çoğu acıya, azı zevke dayalı ilişkisini kabullenip oyunu kuralına göre oynaması kesinlikle bir hastalık değildi.Bazı psikologların,sado-mazo gecelere sahip müşterilerine dedikleri gibi. Bu sadece neyin ne olduğunu anlamaktı. Çocukken yaşanan taciz ya da tecavüzlerin travmatik sonuçlarından ibaret değildi bütün hayatlar. Travmatik olan hayattı.Hepsi.Butun hayat.Her şey. Dolayısıyla doğum sonrası depresyon yani annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil hayatın tanımıydı.Hayatta kalma isteğinin.Hayata rağmen.