"Bu neyin nesi bilmiyorum ama bana bir armağanmış gibi geliyor. Baş başayız. Güvendeyiz. Dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Şöminede ateşimiz yanıyor ve yemeğimiz pişiyor. Tilki böcekleri kovalıyor. Tek ihtiyacım olan şey bu, Saeris. Sakin bir hayat. Bir de sen."
"Elroy’un demirhanesinde geçirdiğim en yorucu günlerin ardından bile kendimi bu kadar pis hissetmemiştim. Ama Kingfisher bana şimdiye dek gördüğü en gözalıcı şeymişim gibi bakıyordu. Üzerime ikinci bir deri gibi yapışmış yorgunluğu ve kiri görmüyordu sanki."
“Babam tehlike karşısında çığlık atmamı ve korunmak için iyi bir adamın nezaketine sığınmamı söylerdi. Ben çığlık atmak istemiyordum. Tehlikenin gözlerinin içine bakıp onu titretmek istiyordum.”