Elif Sakarya

Bireysel alanda bile olsa, başarısının her adımında savaş vermiş, onu özgücüyle ele geçirmiş insanları yıkmak zordur.
Reklam
Gelişme, baskı ve zulümlerin aşılması değil midir? Gelişme, ancak onu engelleyen baskıları yenerek, gelişmeyi zorla bastırmayı amaçlıyan zulmü yenerek, etkisiz kılarak gerçekleşmez mi? Proletaryanın sınıf bilinci, burjuvaziyle savaşarak derinleşmez mi?
Her unsur, ileri ya da geri her unsur, kendi­ni vareden kaynağı yaşatmak ve geliştirmek için savaşır
Her yeni dönem kendine özgü yeni sorunlar ge­tirirdi. Acıları, dayanılması gereken sızıları olur­du. Bunları geçecektik. Üzülmek yoktu, sıkılmak yoktu, yılgınlık, karamsarlık, umutsuzluk yoktu. Birşey çökerken, o çöküntünün içinde yeni filiz­ler oluşurdu. Karamsarlık iyimserliği, umutsuz­luk umudu doğururdu. Yarınlar, zor günlerin karnında güzel yarınlara gebeydi. Buna inanı­yordum...
Yanlışın kaynağı varsa, yanlışlığın yansıma oranı koşullara göre değişikliğe uğrayacaktır. Bugün önemsiz görü­nen bir yanlış eğilim, çok önemli yanlışlıkların anası olabilir... Yanlışa umursamazlıkla bakmak, kaynağını titizlikle aramamak, yanlışın yanında bilinçli olarak yer almaktır.
Reklam