Elif Sakarya

Hayatı­mın üçüncü hücresi oluyordu. Ya ben kaçıncı hücresiydim bu hücrenin? Ben, hem gelişeni, hem de gelişmeyi önleyeni taşıyordum içimde. Geliş­meyi önleyen sınırlarım, gelişenin hücresi mi oluyordu?
Reklam

Elif Sakarya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·416 syf.·
4 günde okudu
·
2021 55. kitabı
Yılmaz Güney
9.2/10 · 1.188 okunma
...Ve giderek varlığı, etin, kemiğin ve bir yığın umutsuzluğun sınırladığı bir tutsak oluyordu
Yüreğir'in yağmuru, Yüreğir'in dertleri gibi, yağar yağar bit­mez. Usul usul, ince bir sızı gibi yağar . Hüzün veren bir durgun­luk, bir alacalık oturur insanın içine. Ağır, uyuşuk ve yorgun. Ne yapacağını bilemeyen çaresiz insanın acı umutsuzluğudur bu..'
Ali Osman'ın hayatı bir bütün olarak düşünebilseydi, bunun uzun bir boşluk çizgisi ol­duğu görülürdü. Kararsız, ötesiz bir hayat.Bu su gibi akıp giden, aktıkça da boşalan bir hayat..
Reklam