"Yanlış yoldasınız hünkarım! O rüya, aşka bir çağrıdır, bu çağrıyı engelleyemezsiniz! Aşk yeryüzünün en büyük mucizesidir, mucizeleri akılla yok edemezsiniz! Bırakın prens kendi yolundan yürüsün, bırakın hayatı kendi başına öğrensin, öz oğlunuz da olsa bir insanın kaderini belirleyemezsiniz! Yanlış yoldasınız, insanları hapsederek olacakları önleyemezsiniz!"
Sadece hayat. Hayallerinden defalarca neşeyle bahsetmişlerdi ama ellerinden kaçırılan fırsatlar ve kaybedilen şanslardan başka bir şey kalmamıştı. Her anın değerli olduğunu neden anlamamışlardı? Neden normalde sakin olan bir atın tek bir tökezlemesiyle tüm geleceklerinin ellerinden alınabileceğini görmemişlerdi?