Distopyalar, bir gün bizim gerçeğimiz olacağı bilinciyle mi yoksa yalnızca kurgusal dünyalarda varolacağı düşünülerek mi yazıldı, bilmiyorum.
Ancak Cesur Yeni Dünya'da günümüzden parçalar görmek oldukça korkutucuydu.
İnsan mutsuz olduğu sürece mutludur, çabaladığı sürece başarılıdır. Bizi insan yapan yaşadığımız haz değil o hazza ulaşmak için geçirdiğimiz süreçtir. Cesur Yeni Dünya duyguları olmadan bir insanın içinin nasıl boş olduğunu göstermiş bize. İnsanlar, şartlandırılmaya oldukça müsait canlılardır. Bu geçmişte de böyleydi günümüzde de böyle görünen o ki gelecekte fazlasıyla böyle olacak. Bize verilen öğretileri hiç sorgulamadan kabule oldukça açığız, her çağda bu böyle oldu ve sorgulayanlar çoğu zaman burada da olduğu gibi "vahşi" olarak nitelendirildi. O yüzden geleceğimizin içinin boşlaştırılması, yeni nesil eserlerin duygulardan uzak, içi boş cinsellik kavramını öne çıkarması, geçmişin duygu yüklü eserlerinin yavaş yavaş ortadan kaldırılması tesadüf değil elbette. Ve Shakespear'in hala değerli olabildiği yıllarda toplumun varacağı noktayı bu denli doğru tespit edebilmiş olmak da yüksek bir öngörünün eseri. Cesur Yeni Dünya giderek yaklaşmakta olduğumuz Yeni Dünya'nın yalnızca bir fragmanı niteliğinde bir romandı. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.