Dokunmadan Sadi Seber, ayağa kalk büyüğün geldi: Enver… Kitabı size bıraktım, yine klasik aventür roman, yine kalsik Murat Menteş kitabı. Ben sadece Enver karekterinin hayranı oldum, Sadi Seber’in Enver’in yanında ergen aşık kaldığını söylesem yeter, Dokunmadan’ı sevenler anlar…
Nermin Yıldırım’ı daha önce Ev kitabıyla tanımıştım ama Dokunmadan benim için bambaşka bir okuma deneyimi oldu. Adalet’in iç dünyasındaki karışıklıklar, kendini bulma arayışı ve çıktığı tüm yolların sonunda yine kendine varması beni çok etkiledi. Bu kitapta kendimden çok şey buldum. Bazen böyle kitaplar okuduğumda dünyada yalnız olmadığımı hissediyorum. “Yazar bunu yazdığına göre belki o da böyle hissetmiştir,” diye düşünüyorum. Kitabın ilerleyişi ve yazarın dili ayrıca çok etkileyiciydi. Uzun zamandır beni hem edebi anlamda doyuran hem de hikâyesiyle bu kadar içine çeken bir kitap okumamıştım. Özellikle eski kelimeler kullanması, bazılarını açıp anlamlarına bakmak zorunda kalmam ayrı bir keyif verdi. Dilin zenginliği ve anlatımın gücü kitabı benim için daha da özel kıldı. İçeriği hakkında spoiler vermemek adına çok fazla detaya girmek istemiyorum ama çocukluk travmalarımızın ve geçmişte yaşadıklarımızın yetişkin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini çok güzel örneklerle görüyoruz. Adalet’in hayatını okumak, onun yaşadıklarına tanıklık etmek benim için çok keyifliydi. Bir diğer etkilendiğim nokta ise aşkın anlatılış biçimiydi. Kitapta çok yoğun bir aşk hikâyesi yok aslında.
Ancak Adalet’in Sadi Seber’le tanışması ve birlikte geçirdikleri o kısacık zamanda hissettiği heyecan beni gençlik yıllarıma götürdü. Uzun zamandır bir kitap karakterinin duygularını bu kadar içimde hissetmemiştim. İlk gençlik dönemlerindeki o tatlı telaşı, heyecanı ve kalp çarpıntısını bana yeniden hatırlattı. Bu yüzden Adalet’in yaşadıklarını okumak benim için çok özel bir deneyime dönüştü. Yazara bu deneyim için teşekkür ediyorum. Okumadıysanız mutlaka şans vermeniz gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği, düşündüren, hissettiren ve uzun süre akılda kalan
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mehmet Akif Ersoy Şadi Şirazi’ye büyük bir hayranlık beslermiş. Onu bir üstat olarak görmüş, ‘Şark’ın ruh-i kemali’ (Doğu’nun olgunluk ruhu) olarak nitelendirmiş. Safahat’ı tekrar okuduktan sonra Sadi Şirazi’nin en meşhur iki eserinden (Gülistan ve Bostan) Bostan’ı okumaya karar verdim.
Sadi 13. yüzyılda yaşamış. Fara edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak görülüyor. Adından anlaşılacağı üzere günümüzde Iran’da bulunan Şirazlı bir şair, yazar, gezgin ve mutasavvıf. Hayatının üçte birini ikim tahsili ile, üçte birini seyahatlerle, üçte birini de kazandığı deneyimleri yazıya dökerek geçirmiş.
Kitap manzum şekilde yazılmış bir eser. Birçok çevirisi var sanırım. Düzyazı çevirisinde bile aslını, orijinal üslubu yakalamak çok zor. Bu kafiyeli, vezinli yazılarda daha da zor tabi. Bu sebepten çeviren kişi hece vezniyle ve mealen nesir şeklinde tercümesini yapmış. Anlamını vermiş olsa da o üslup, söz söylemedeki o Mehmet Akif’in hayran olduğu ustalığı hissetmek zor.
Kitap içerik olarak kısa menkıbe ve hikayeler ile bunların yorumları ve nasihatler içeriyor. Hikmetli ve değerli bilgiler, etkileyici sözler var. Ama maalesef asıl o söz söyleme sanatını, üslubunu bulamadım.
Gayet akıcı bir kitap,anlattığı hikayeler ve öğütlerle okuyan kişiyi dünyanın madde alemi olduğunu ve asıl gücün mânâ olduğunu anlatan,kişisel gelişimi destekleyici bir kitap
Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitap olan Dokunmadan beni derinden sarsan bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken sık sık kendimden bir parça buldum, altını çizdiğim her cümlede "İşte ben de tam olarak böyle düşünüyorum!" dedim. Hikaye boyunca Adalet’e kocaman sarılma isteğiyle doldum. :(
Zaman zaman karşımıza çıkan toplumsal eleştiriler hikayeye o kadar güzel yedirilmişti ki, mesaj kaygısı gütmeden, son derece net ve vurucu bir şekilde bana ulaştı. Nermin Yıldırım’ın diline ve üslubuna kelimenin tam anlamıyla bayıldım.
(SPOILER İÇERİR): Sadi Saber’in bir hayal olmadığını umduğu ve bunu öğrendiği o sahne bence kitabın en duygusal, en can alıcı yeriydi. Mutlu sonla bitecek pembe bir aşk romanı okumadığımın başından beri farkındaydım, bu yüzden final beni şaşırtmadı ama çokça üzdü. Yine de ne yalan söyliyim, Adalet’in daha güzel, içinin tamamen rahat olduğu bir sonu yaşamasını çok isterdim.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
Hayatın koşturmacası içinde bazen en değerli ibadetlerimiz bile mekanik birer rutin haline gelebiliyor. Bu kitap, tam da o "alışkanlık" perdesini yırtıp atmak ve bizi namazın asıl ruhuyla yeniden buluşturmak için yazılmış. Yazar, namazın sadece bedensel bir görev değil, ruhun nefes aldığı kalbi bir buluşma olduğunu çok samimi bir dille hatırlatıyor.
Eğer secdelerinizde o özlediğiniz huzuru, kalbinizin gerçekten titrediği o derin huşuyu yeniden yakalamak istiyorsanız; bu kitap kendinize verebileceğiniz en zarif, en anlamlı manevi hediye olacaktır. Namazı sadece vakti geçiştirmek için kılmak değil, adeta onunla yeniden dirilmek isteyen herkesin başucunda mutlaka yer alması bir kitap. Tavsiyemdir.