temkin:(tasavvuf.) mânevî hal ve makamları geçip kemâle ererek karar bulma. ehl-i temkînim beni benzetme ey gül bülbüle derde yok sabrı anın her lahza bin feryâdı var fuzûlî iştiyâk-ı dil-i bî-kâm nedir fehm edemem cây-i temkîn ise ger sadr-ı makām-ı hayret osman şems
Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh Bî-aded mağrûr-ı sadr-ı i'tibârın görmüşüz
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rol Arkadaşım Perdedar - Kavli Garib Çoban
Rol Arkadaşım Perdedar - Kavli Garib Çoban Seni yolunu şaşırmış bulmuş, hidayete erdirmişti. (Duha - 7)) Her ne kadar açıksa da, yüz milyon sır orada meydana çıkar. Bu manadan Esmâullah’ın çevrelediği hicaplar ortada. Allah’ın Dâll İsm-i celâlinin, o zaman henüz peygamber olmayan Peygamberimizde, tecelli ettiğine işaret etmektedir. Ol deyince olduranın doksan dokuz adı ile. Senin kurbanın ne?… Gün akşamlıdır devletlüm, elbet biz de ölürüz. İnsan en çok sevdiğiyle sınanır. Eziyet edilen bir toprak oldu insan putperest yaşamda ama o Elif hâlâ anlaşılmadı. İbrahim kalbine en yakın olan ile sınandı. Asıl mesele; fark etmeden ilahlaştırdığın hangi arzudan özgürleşebildiğindir. İnsan bazen hurûf ilmine baş vurur. Ve teheccüt vakti Elif harfinin vahdet-i gösterdiğini söyler. O mânâ âleminden bir Elif dışarı atladı. Onu anlayanlar her şeyi anladı. Hepimiz peşindeyiz ama tanımlayamıyoruz. Para mı? Aşk mı? Başarı mı?… Yoksa hepsinden öte bir şey mi?.. Eziyet edilen bir toprak oldu insan putperest yaşamda ama o Elif hâlâ anlaşılmadı. Onu anlamayanlar da hiçbir şey anlamadı. Arayanlar, söğüt dalı gibi titrerler ki, bu Elif’i anlasınlar. Hiç zamanı değildi gidişin, beni biraz sev, sana hayranım. Attığın her adım, duyduğun her saat sesi aslında tek bir hakikate çıkar. Gittin; fakat canı hasretle beraber bırakıp gittin. Ben sensiz olan dostlar sohbetini bile istemem. Karşılıksız seven için en kötü duygu, onu her gün inciten davranışları hakkında bir suretle konuşmaya çalıştığında, suretin dinlemek yerine öfkelenmesi ve durumu ona karşı çevirmesidir.
Şakk-ı sadr olayı
Beden kanla yaşar kalp ise iman,Zikir ,tefekkür ve hikmetle yaşar. Kalp temizlenmezse kararır, paslanır , hakikati göremez .Temizlenirse nurlanır ve Rabbine yönelir.
Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş'in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi: - "Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!" Talha: "Nedenmiş o?" diye sordu. Eşi: - "Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk ediyorlar!" "Vallahi bu onların ahlaklarının yüceliğindendir. Kendilerine ikram etmeye gücümüz yettiği zamanlarda bize geliyorlar, onlara karşı hakkıyla ev sahipliği yapmaktan aciz düştüğümüz zamanlarda ise (bize yük olmamak için) bizi yalnız bırakıyorlar." İmam Mâverdî bu kıssa üzerine şu yorumu yapmıştır: "Kendi yüce gönüllülüğüyle bu durumu nasıl yorumladığına bir bak! Öyle ki, onların bu çirkin davranışlarını güzel bir şeye, apaçık vefasızlıklarını ise bir sadakata çevirdi." Vallahi bu durum; kalbi temiz tutmanın (selâmet-i sadr) dünyada bir huzur, ahirette ise büyük bir kazanç olduğuna ve cennete girme sebeplerinden biri olduğuna işaret eder: "Biz onların kalplerindeki her türlü kini söküp attık; onlar artık tahtlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşlerdir." (Hicr Suresi, 47. Ayet) Bunun üzerine Talha ona şöyle cevap verdi:
1000Kitap
Talha bin Abdurrahman bin Avf, kendi zamanında Kureyş'in en cömert insanlarından biriydi. Bir gün eşi ona şöyle dedi: “Senin dostların kadar vefasız (kötü niyetli) kimseler görmedim!" Talha: "Nedenmiş o?" diye sordu. Eşi: "Görüyorum ki zengin olduğunda etrafından hiç ayrılmıyorlar, fakirleştiğinde ise seni terk edivorlar!" Bunun üzerine Talha ona şöyle cevap verdi: "Vallahi bu onların ahlaklarının yüceliğindendir. Kendilerine ikram etmeye gücümüz yettiği zamanlarda bize geliyorlar, onlara karşı hakkıyla ev sahipligi yapmaktan aciz düştüğümüz zamanlarda ise (bize yük olmamak için) bizi yalnız bırakıyorlar. İmam Maverdi bu kıssa üzerine șu yorumu yapmıştır: "Kendi yüce gönüllülüğüyle bu durumu nasıl yorumladıgına bir bak! Öyle ki, onların bu çirkin davranışlarını güzel bir şeye, apaçık vefasızlıklarını ise bir sadakata çevirdi." Vallahi bu durum; kalbi temiz tutmanın (selâmet-i sadr) dünyada bir huzur, ahirette ise büyük bir kazanç olduğuna ve cennete girme sebeplerinden biri olduğuna işaret eder: Hicr Suresi 47. "Biz onların kalplerindeki her türlü kini söküp attık; onlar artık tahtlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşlerdir.”
Din