Kimse benim tek başıma savaştığımı anlamıyor. Kim kimi gerçekten anlayabilmiş ki zaten? Kendimle,anılarla,krizlerle,günlerce savaştığım oluyor ve o savaşın içinde bastırılan acı dışa tatlı bir tebessüm olarak çıkıyor. Herkes çok üşengeç olduğumu söyler. Belki beceriksiz,tembel olduğumu…Ama en basit şeyleri bile yapabilmek için ne kadar uğraştığımı,mücadele ettiğimi ve o basit şeyi yapınca bile ne kadar kendimle gurur duyup mutlu olduğumu bilmiyorlar. Kimse ama kimse “hayal kırıklığı”denen şahısla her gün dertleştiğimi ve el sıkıştığımı bilmiyor. Ve yine kimse korkularımın aslında konuya dayalı bir korku değil kendime zarar verme korkusu olduğunu bilmiyor. Aslında ben umuttan korkan ve mutluluktan şüphe eden birine dönüşmüşüm.
“Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı…”