Tanrılar içinde en gücsüzü olupta Güneşe , Dünyaya hatta Zausa bile meydan okuyacak kadar gözü kara Kirke. Cesur olmanın yetenekle , gücle ve ya başka bir şeyle ilgisi olmadığını gösteriyor kitap bize. İnsan doğuştan cesur doğulur. Yeter ki, dünyaya meydan okuyacak inancın olsun. Olayları sıralamasıyla ve bir sonuçla bitirmeli olsam şöyle sıralardım her halde. Kendini ispatlama çabaları , ben burdayım işte karşınızda etimle, kemiğimle. Güzellik algısını uymasa da atan bir kalbi vardı. Sırf dış görünüşü yüzünden Tanrıça olsa bile kolaylıkla dışlana biliyodu. Aşkı bazen ne kadar güzel bir duygu olarak bilsek de her zaman öyle olmuyor. Ne kadar aldadıcı , kalp kıran , üzen bir masal olduğunu eninde sonunda Kirkede görüyor. Yaşadığı bir çok acıdan sonra ona verilen ceza belki de , onun için en iyi ödül oluyor. Kendine çekiliyor geliştiriyor gittikce daha da güclüniyor amma o bunu fark etmiyor. En sonunda anne olması gerçek şefkatli Kirkeni gösteriyor bize. Aslında ona karşı ne kadar acımasız davranılsada Kirke çok şefkatli davrandı. Dayısına, ablasına, kardeşine. Aradığım anne özlemini Kirkede bulmuştum.