İstenmeyen bir hamilelik. Bir kadının bir anne oluşundaki o sancılı serüvenini anlatıyor bu kitapta. Doğmamış, daha karnına yeni düşmüş bebeği ile yaşadığı iç hesaplaşmaları okuyorsunuz. Yeri geliyor düşüncelerini anlatıyor ona, yeri geliyor masal adı altında yaşadığı zorlukları, yeri geliyor dünyanın zalimliğini, yeri geliyor cinsiyet ayrımını ve bunun zorluklarını, toplum baskısını, kadın olmanın zorluğunu anlatıyor. Arada sevgiden söz ediyor ama asla onunla sanki bu dünyada kötülük hiç var olmamış gibi konuşmuyor. Aşırı gerçekçi, aşırı dobra. Bazen ölmesini istiyor, bazen ölmek ama onu çok seviyor. Hele de kitabın sonunda anlıyorsunuz ki tüm bunlar bir kadının yaşayacağı, yaşayabildiği belki de yaşanmış olan her şeyi dile getirmiş oluyor. Sonunda içim buruk kaldı. Çok severek okudum. Böyle gerçekçi hikayeleri seviyorum.