her şeyim var diyorsun, dünya sana verecek ne dert ne zevk bulabiliyor, dünyayı perişan ediyorsun. gerçi iyi de ediyorsun, ama böyle yapmakla dünyanın kendisi oluyorsun.
acaba bir söz, bir başka telakki bir başka benliğe uzanıp kavuştuğunda, o arada, o esnada neler oluyordu? acaba benlik bu yeni gelenle ve geldiği yeri tarumar etmek ve mevcutları beğenmemekle geldiği yerde ne yapıyordu, kalp ve sinir uçları bu hırçın misafiri, bu geldiği evin düzenini değiştirmek isteyen, bazı şeyleri kaldırıp atmak isteyen misafiri nasıl karşılıyordu?
çocuklar ve ihtiyarlar herhalde hem ihtiyaçları olduğundan, hem de kendilerine bu hürriyet verildiğinden dünyanın her aksi işi gibi sabah uykusunu hiç sevmezler.