Delil aynı delildir, hakikat aynı hakikat ama göz çapkın, gönül sapkın, akıl şaşkın olunca insan ibreti, hakikati, nasihati es geçer, pas geçer, idrak edemez. Yani kırık senin gözlük camındaysa her şeyi kırık görürsün. Göğe baksan göğü yarık, yere baksan yeri çizik, cama baksan camı çatlak görürsün. Ama kusur ne göktedir ne yerdedir ne de camdadır. Kırık senin gözlük camındadır, gözündedir, gönlündedir. Sen gönlünü, gözü-nü, bakış açını değiştirene kadar hakikat sana ayan olmaz.
Bu değişimi yaşamadığı, değişime talip olmadığı müddetçe insan, gözü olsa da göremez, kulağı olsa da işitemez, aklı olsa da düşünemez, gönlü olsa da hissedemez ve canlı bir cenazeye dönüşür. Ondan sebep Aziz Dostum, ibret almak, ibret makamında olmak gerekir. Çünkü ibret hakikate araçtır.
Ibret alabilmek için hakikate talip olmak gerekir. Biz seninle artık hakka, hakikate, derde ve elbette dermana talibiz.