el zem.

el zem.
@sahafsever
Zaman keskin bir kılıçtır. Ya sen onu kesersin ya da o seni keser. Nefsin senin en büyük düşmanındır. Ya sen onu hak ile meşgul edersin ya da o seni batıl ile meşgul eder. Y.P.
Doğunun rüyasını görmek için batıda uykuya yatılmaz.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

el zem.

, bir kitap okudu
10/10
·304 syf.·
Beğendi
·
20 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:29
·
2026 14. kitabı
Yasin Pişgin
9.4/10 · 286 okunma
Biz ayetlere, hakikatlere, ibretlere yüzeysel ve basiretsiz bir nazarla bakamayız. Baktığımızı görmek, gördüğümüzü anlamak, anladığımızı yaşamak mecburiyetindeyiz. Bizim için bilgi bilincin, bilinç amelin, amel ahlakın, ahlak şahsiyetin, şahsiyet ise cennetin ve rıdvân-ı ekberin vesilesi-dir. Başka bir deyişle cehalet gafletin, gaflet dalaletin, dalalet ahlaksızlığın, ahlaksızlık şahsiyetsizliğin, şahsiyetsizlik de cehennemin, Allah'ın gazabının sebebidir.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Hiç unutmadım, unutamadım: Dedem rahmetli ibret alma meselesinden bahsederken bir hikâye anlatmıştı ve demişti ki: "Bir gün bir aslan, bir kurt ve bir tilki birlikte avlanmaya çıkmışlar. Bir sürüden üç tane koyun kapmışlar. Aslan kurda, "bu koyunları taksim et" demiş. Kurt da "Tak-sime ne gerek var. Üç kişiyiz, üç de koyun var. Biri senin, biri benim, biri de tilkinin" demiş. Aslan kendisinin diğerleriyle eşit tutulmasına öfkelenmiş ve bir pençe darbesiyle kurdu öldürmüş. Sonra tilkiye dönüp demiş ki: "Şimdi sen taksim et bakalım koyunları." Tilki, "Efendim! Taksime ne hacet! Hepsi sizin, artıklarınız benimdir" demiş. Aslan bu taksimi çok beğenmiş ve yüksek sesle bir kahkaha atarak tilkiye sormuş: "Sen böyle güzel taksim etmeyi kimden öğrendin?" Tilki de, "Şuracıkta cansız yatan kurttan öğrendim." demiş. Hikayeler soyut gerçeklerin somutlaşması, ete kemiğe bürün-mesidir. İbret almanın ne olduğunu, ibretin nasıl alınması gerektiğini bu hikåye üzerinden gönlüme nakşetmişimdir. Ama ne kadar ibret almışımdır? Elbette orası tartışmalıdır. Halbuki Tapduk Emre der ki: "Alemden ibret almayan, âleme ibret olur."
Sayfa 10·Kitabı okudu
Delil aynı delildir, hakikat aynı hakikat ama göz çapkın, gönül sapkın, akıl şaşkın olunca insan ibreti, hakikati, nasihati es geçer, pas geçer, idrak edemez. Yani kırık senin gözlük camındaysa her şeyi kırık görürsün. Göğe baksan göğü yarık, yere baksan yeri çizik, cama baksan camı çatlak görürsün. Ama kusur ne göktedir ne yerdedir ne de camdadır. Kırık senin gözlük camındadır, gözündedir, gönlündedir. Sen gönlünü, gözü-nü, bakış açını değiştirene kadar hakikat sana ayan olmaz. Bu değişimi yaşamadığı, değişime talip olmadığı müddetçe insan, gözü olsa da göremez, kulağı olsa da işitemez, aklı olsa da düşünemez, gönlü olsa da hissedemez ve canlı bir cenazeye dönüşür. Ondan sebep Aziz Dostum, ibret almak, ibret makamında olmak gerekir. Çünkü ibret hakikate araçtır. Ibret alabilmek için hakikate talip olmak gerekir. Biz seninle artık hakka, hakikate, derde ve elbette dermana talibiz.
Sayfa 9·Kitabı okudu