Emma,bahtiyarlık,ihtiras,kendinden geçme gibi sözlerin,kitaplarda okuyup pek güzel bulduğu bu kelimelerin hayatta acaba neyin,hangi halin adı olduğunu düşünüp duruyordu.
Yaşamaya devam etmesi için bir neden olup olmadığını sordu.Bu sorunun yanıtını bulamadı,yanıt hep ona ihtiyaç duyulduğunda gelmez akla,çoğu kez de beklemek verilebilecek tek yanıttır.
Gözlerle duygular arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığını tartışabilişrz ya da sorumluluk duygumuzun normal bir görme yetisine sahip olmamızla ilgisi bulunup bulunmadığını kendimize sorabiliriz,ama doğal ihtiyaçlarımız sıkıştırdığında,duyduğumuz acı ve sıkıntı,bedenimizin kaldıramayacağı kadar yoğunlaştığında,içimizdeki hayvan dışarı çıkar.
"Hepimiz susalım,sözlerin işe yaramadığı anlar vardır,keşke ben de ağlayabilseydim,her şeyi gözyaşlarımla söyleyebilseydim,anlaşılayım diye konuşmak zorunda kalmasaydım."