Selim'in gövdesi de tam dengeli bir denizci gövdesi olmuştu. Denizde, sular çoğu sallandığı için gövde kasları hep oynamakta olur. Hatta uykuda bile -şuur dışında olarak- kayığın davranışına göre, kasların birçoğu kasılıp koyvermektedir armonik gibi. Selim karaya çıkınca denizci olduğu bir bakışta görülürdü. Dimdik durduğunda bile -sallanan gemide dengesini bulmak alışkanlığından- ayakları birbirinden az buçuk ayrı dururdu. Kolları yarı testi sapı gibi, kabarık tutuyordu. Hemen kalumanın birinden birine yapışma, aganta ya da laçkaya hazırlık olarak avuçları hep yarı açıktı.