Peki ya başkaları? Onlar benim içimde değiller ki. Dışarıdan bakanlara göre benim fikirlerim ve duygularımın bir burnu var. Benim burnum. Ve benim görmeyip de onların gördüğü bir çift göz var, o da benim gözlerim. Benim fikirlerimle burnum arasında ne gibi bir ilişki var? Bence hiçbir şey yok. Ben burnumla düşünmüyorum, düşünürken de burnuma aldırış etmiyorum. Peki ya başkaları? Benim içimdeki düşünceleri göremeyip de dışarıdan burnumu görenler? Başkalarına göre benim düşüncelerimle burnum arasında bir bağlantı olsa gerek ki düşüncelerim çok ciddi olsa bile burnumun çok komik şekline bakıp hemen gülmeye başlayacaklardır.
İşte ben böyle yalnız kalmak istiyordum. Ben olmadan Yani eskiden beri tanıdığım ya da tanıdıgımı sandığım ben olmadan. Yanımda sadece bir yabancıyla, etrafımdan uzaklaştıramayacağımı artık hissettiğim kişiyle yani bizzat kendimle: benden ayrılamayan yabancıyla.
Yalnızlık asla sizinle birlikte değildir; siz olmadan vardır hep, yanınızda bir yabancıyla mümkündür ancak: nerede ve kiminle olursanız olun, tamamen yok sayılmalı, siz de etrafınızdakileri tümüyle yok saymalısınız ki arzu ve duygularınız kaygı verici bir belirsizlik içinde yitik ve havada asılı kalsın ve kendinizi doğrulamayı bir yana bırakırken bilincinizin içtenliği de yok olsun. Gerçek yalnızlık sadece kendisinin yaşadığı bir yerdedir, sizin için ise ne izi ne de sesi vardır ve orada yabancı olan sizsinizdir.