"Babam bir katil olmasaydım ben doğmacaktım." La başlıyor Gâza' nın hikayesi. Gâza baba sevgisi görmemiş babasından nefret eden ama bir yandan da babasına benzemeye çalışan ve buna zorlanan bir çocuk. 10 lu yaşlarında kendini koca bir hangarda insan ticaretiyle uğraşırken buluyor Gâza. Tecavüze uğruyor. Yaşamaması gereken herşeyi,hissetmemesi gereken tüm duyguları tadıyor o yaşlardayken. Hayatına bir çok insan girip çıkıyor. Dordor, Harmin, cuma,Rastin... Yıllar sonra aslında üzücü ama Gâza nın kurtuluş olarak nitelendirliği bir olay geliyor başına,hayatı o noktadan sonra bambaşka bir resime dönüşüyo.
Siyasi,poliktik ve dini konuların, nefret duygusunun, sürü psikolojisinin, LGBT nin, göçmen kaçakçılığın bir arada olduğu efsane bir yeraltı edebiyatı yapıtı. Hayatımızda görmezden geldiğimiz o tüm konular Gâza'nın da yaşadıklarıyla beraber yüzüne buz gibi çarpıyor
* Kinyas ve Kayra dan sonra yorucu ve boğan bir kitap beklemiştim. Ama kitap aksine akıcı ve insanı bir girdap gibi içine çekiyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap.kitap bitince çıkarılacak çok ders ve sorgulayacak çok konu buluyorsunuz.*
" Peki, kim kimden sırf var olduğu için nefret ederdi? Tabii ki de ırkçılar ve mezhepçiler ve de kendi dinlerinden olmayan her insanı yok etmeye ant içmiş olanlar! "
"Peki, zararın neresinden dönsen kârdır? Yani, tam olarak, neresidir orası? Çünkü zarar da bir yere kadar zevk verir, değil mi? Sence de öyle değil mi? "