Yaşama, ancak "gerçeğin bilgisi" ile "tahammül edilebilir" diye düşünüyorum. Aksi takdirde ya çevremizdeki insanların 'öyle sanmalarını' gerçek sanacağız ya da kendi 'öyle sanmalarımızı' gerçek sanacağız. Düşünsenize 70 yıl bir ömür yaşıyorsunuz 60 yaşında görüyorsunuz ki 60 yıl boyunca bir yalanın peşinden gitmişsiniz. Ne kadar acı... O yüzden aklımızın yettiği andan ölene kadar tetikte olmalıyız.
Velhasıl bu amaçla yapılan; okuma, araştırma, düşünme eylemleri aslında bizi yaşama bağlayan "hayati" eylemlerdir.