Sadrazam İbrahim Edhem Paşa’nın oğlu Osman Hamdi Bey 11 Eylül 1881’de müze müdürlüğüne atanır. Çinili Köşk’ün onarıp, Sanayi-i Nefise Mektebi’ni kurar. Bugün ki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’dir. Asarı Atika Nizamnamesi ile eski eserlerin yurt dışına çıkarılmasının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Saray’ın müdahalesi ile uygulanması tamamen mümkün olmadığı belirtilse de eserlerin bir kısmının yurt içinde kalması sevindiricidir. Nemrut Dağı, Lagina ve Sayda kazıları yürüten Osman Hamdi Bey, İstanbul’da sayılı müzelerden birinin oluşmasına vesile olmuştur.
Karl Sester tarafında 1881 yılında ilk defa keşfedilen Nemrut Dağı’ndaki heykeller, bir yıl sonra Otto Puchstein tarafından da araştırılmıştır. Osmanlı Hükümeti tarafından haberi alınan kazıların incelenmesi için 1883 yılında Nemrut Dağı’na Osman Hamdi Bey gönderilir. Birkaç saatlik tırmanışın ardından biri sağlam başlı beş heykelle karşılaşılır. Batı Teras’ın doğusunda tanrı tahtları, güney ve batısında kabartmalı stel yuvaları bulunur. Başları olmayan heykellerin depremler sonucunda yıkıldığı tahmin ediliyor. Aslanlı kabartmanın üzerinde 19 yıldız vardır. Aslanın göğsündeki hilal biçimli ay ile Jüpiter, Merkür ve Mars’ın birleşme tarihinin MÖ 7 Temmuz 62 olarak yorumlanması Kral Antiokhos’un tahta çıkışı veya Nemrut Dağı’nın kuruluş horoskobu olduğu değerlendiriliyor. Buradaki taşınabilir eserleri beraberinde götürürken aynı yıl vakit kaybeden yapılan kazı kitaplaştırılır.
Mehmet Şerif Efendi, yerel makamlardan aldığı izin belgesi ile taş ocağı işletmeciliği için arazinde kazı yapmaya başlar. Kazı sırasında mezar olması muhtemel kuyu bulduğunu Sayda Kaymakamı Sadık Bey’e haber verir. Ertesi gün kazı yerine gelen kaymakam açılan deliğin ardında iki lahit bulur. Sayda Jandarma Subayı Esat Bey’e emanet