Söğüt

9/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın ön ve arka kapağında ısrarla mizahtan, komediden eğlenceden falan bahsedilmiş ancak ben bu kitapta mizah unsuru pek göremedim. Evet su gibi aktı, şahane bir şekilde yazılmış, okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Ama bence gayet ciddi bir romandı, her ne kadar vampirlerle alakalı olsa da... Radley Ailesi vampir bir anne baba ve iki çocuktan oluşan bir aile. Ancak çocuklar vampir olduklarını belirli bir yaşa kadar bilmiyorlar. Anne ve babaları tarafından normal bir aile gibi büyütülüyorlar. Ancak okullarında da "ucube"olarak adlandırılan Clara ve Rowan neden arkadaşları tarafından böyle dendiklerine anlam veremiyor. Evet belki de diğer herkesten daha soluk benizliler, evet güneş ışınlarından nefret ediyorlar ama tenleri hassas olduğu için. Evet sarımsak kokusu midelerini çok bulandırıyor ama alerjileri olduğu için. Hep böyle sanıyor Calara ve Rowan... Ta ki bir gün Clara'nın başına gelen kötü bir olay neticesinde Clara kendisinin başka bir "şey" olduğunu anlıyor. Başı büyük bir belaya giren Clara'nın bu durumla başa çıkabilmesi için çok uzaklardan amca Will geliyor. Will, kardeşi Peter gibi insancıl değil. Tam bir acımasız kan emici cinsten. Ama şu anda Radley Ailesinin ona çok ihtiyacı var çünkü Will insanları hipnoz edebiliyor. Will'in kasabaya gelmesiyle Radley ailesinin kendi içindeki hesaplaşamalar da, yıllar boyu gizlenen tüm gerçeklerle beraber ortaya dökülüyor. Vampir olmanın getirdiği sınırsız güç, özgüven ve hayattan haz alma içgüdüsü ile insan olmanın vicdan yükü arasında duygusal iniş çıkışlar yaşayan Radley Ailesinin her bir üyesi yaşadıkları bu süreçten farklı farklı etkileniyor. Özellikle çocuklar Clara ve Rowan hayatlarının dönüm noktası denebilecek günler yaşıyorlar. Bakalım kitabın sonunda yolun sonu hangi tarafa bağlanacak? İyiye mi,
1000Kitap
Radley AilesiMatt Haig · Domingo Yayınları · 20252,001 okunma
Söğüt
Okurken ben de aynı şeyleri düşündüm. Kitabın kapaklarında komediden bahsedilmiş ancak bana tam aksine dram gibi hissettirdi. Hal böyle olunca da hafif bir okuma ararken ruhen biraz yoran bir kitap olduğu kanaatindeyim
Reklam
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
Yonğhe isimli genç bir kadın gördüğü bir rüya sonrasında vejetaryen olmaya karar veriyor. Evdeki tüm etleri çöpe atıyor. Et yememeyle başlayan bu süreç; Yonğhe'nin zamanla hiçbir şey yememesi, uyumaması ve konuşmaması şeklinde ilerliyor. Kitap Vejetaryen, Moğol Lekesi ve Alev Ağacı başlıklı üç bölümden oluşuyor. Bu bölümlerin her birinde olaylar farklı bir karakterin bakış açısıyla anlatılarak ilerliyor: Yonğhe'nin kocası, eniştesi ve ablası. Kitap Yonğhe'nin hikayesini anlatsa da, Yonğhe'nin ne düşündüğünü kitap boyunca okumuyoruz. Yalnızca, Yonğhe'nin gördüğü rüyalar ve kurduğu birkaç cümleyle onun düşüncelerini ifade edişini kısmen görebiliyoruz. Ancak Yonğhe'yi anlamak için tam da bunun olması gerektiğini, yani Yonğhe'nin kendini anlatmadan onu anlamamız gerektiğini, kitabı okuyup bitirdikten sonra kitabın üstüne düşünürken fark ettim. Kitap vejetaryenlikle ilgili bir kitap değil. Vejetaryenlik kitapta odak noktası değil; okuru verilmek istenen mesaja götüren bir araç. Bu araç yerine, vejetaryenlik yerine, toplumda aykırı olarak görülen başka bir durum da kullanılabilinirdi. Kitapta vejetaryenliğin ele alınma sebebinin altındaki anlamı anlamak için aslında biraz da Kore toplumunun bakış açısı hakkında fikir sahibi olmak gerekli. Kore kültüründe et yemekleri büyük bir yere sahip. Böyle bir ortamda ''artık hiçbir zaman et yemeyeceğim'' diyen birini düşünün. Farklılık. Evet, vejetaryenliğin altındaki ileti aslında sadece bu: Diğerlerinden farklı olmak. Vejetaryen, şiddetin her türlüsünü yaşamış bir kadının zamanla kendinden kopuşunun bir anlatısı. Üstelik bu anlatıda sayılı birkaç cümle dışında kadının ağzından tek kelime okumuyoruz. Bu cümlelerde de Yonğhe yok, diğerleri var. Hep diğerleri, hep başkaları... Başkalarından yola çıkarak Yonğhe'ye ulaşıyoruz. Yonğhe
Edebiyat
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Söğüt
Devamındaki 2 bölüm başka hikayeler mi yoksa aynı öykünün devamı mı?