Eskiden her insan hakkında hiçbir esasa dayanmadan, sır mukavemet edilemez bir hissin, bir peşin hüküm tesiriyle nasıl: “Bu beni anlamaz! “demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: “İşte bu beni anlar. “diyordum.
“Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu. Biz o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”