Mezarlıkların bu kadar soğuk olması anlamsız...Yaşamın kutsandığı yer olması gerekirken,insanların korktuğu,sadece acılarını hatırladığı,görmezden gelmek istedikleri yerler mezarlıklar...Hayatın dışında bırakılmak istenen mezarlıklar kutsanmalı...Mezarlıklar hayattan uzaklaştırılan değil,hayatın içine alınması gereken yerler.
Dile getirilemeyen,yaşanılmayan aşklar,yaşananlardan daha fazla yorar...Yarım kalmış aşklar kadar acı verir hiç başlamamış olanlar.Hele ki yanı başındaysa,gözünün önünden geçip gidiyorsa...Yıllar da geçse üzerinden,yaşanılmamış olan sende yaşamaya devam eder.Zihninde sorularla,her anındaki ''keşke''lerinle ve damarlarını titreten yüreğindeki ateşle.
Hayatımızdaki bazı şeyler,gün içinde durup dururken kendini hatırlatıp nedensiz yere can sıkar.Üstelik ortada henüz somut bir sorun yaşanmadığı halde,kendini hatırlatıp yok olur.Şimşek çakması gibi...
Rahipler,papazlar,din adamları ne kadar inançlılar?
Eğer Tanrı varsa onlar benden daha yakın olduklarını sanıyorlar.Eğer adil bir Tanrı'ysa her insanı eşit görüyordur.