10/10
·104 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:15
"Bir gün yeni biçilmiş bir saman tarlasının kenarında eski bir karavan belirdi. Ne elektriği vardı ne de suyu.. Bir hafta sonra önünde iki testere tezgahı arasında kabaca yerleştirilmiş bir tahtadan oluşan bir masa koyulmuştu. Üzerine süslü bir baharatlık, birkaç askeri kamuflaj, matara, sırt çantası ve bir yemek takımı dizilmişti. Ve bir not; "BEDAVA". Birileri, "İhtiyacımdan çok daha fazlasına sahibim, o yüzden seninle paylaşmak istiyorum," diyor. Bu küçük eylemlerin birkaç kilometrelik bir kır yolunda gerçekleşmesi de tesadüf olmasa gerek. Vermek, vermeyi doğurur; armağan dolaşımda kalır. Ve böyle yolların sayısı tahminimizden çok daha fazladır."
Armağan YemişiRobin Wall Kimmerer · Kolektif Kitap · 20261 okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 29. kitabı
Dünyanın en çok satan Şaman kitabı yazdığı için gerçekten bir Şaman kitabı bekliyorsunuz. Derin bilgiler,spiritüel öğretiler vs ama karşınıza çıka çıka basit bir kişisel gelişim kitabı çıkıyor. hızlı okuma teknikleri ile göz gezdirerek okuduğum bir kitap oldu bazı sayfalar evet ilgimi çekti bazı egzersizler hoşuma gitti şöyle diyeyim tamamen kitabı gömmek de istemiyorum kişisel gelişim alanında kitap okumamış yeni yeni bu alana merak sarmış kişilerin hoşuna gideceğini düşünüyorum.
Savaşçı Tanrıça'nın YoluHeatherash Amara · Butik Yayınları · 2016212 okunma
Reklam
10/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:09
Bugün masamda, sadece sayfalarını değil, arkasındaki o muazzam akademik emeği, iğneyle kuyu kazar gibi işlenmiş tarihi dokuyu her satırında hissettiren, çok özel bir kitap var: Işıl Işık’ın Sonsuz Suyun Kıyısında romanı. Benim için sadece bir okuma serüveni değil, elimden bir an bile düşüremediğim için benimle birlikte neredeyse bütün Türkiye’yi gezen, harika bir yol arkadaşı oldu bu kitap. Ve az önce son sayfasını kapatmış olmanın taze heyecanıyla söylüyorum; bir kitap okumadım, adeta her karesi zihnime kazınan, büyüleyici bir sinematik film izledim! Yazarın o hayran olunası titizliği, edebi yoğunluğu ve muazzam tasvir yeteneği, bizi 9000 yıl öncesinin Çatalhöyük’üne götürüyor. Hikaye, yazarın bir kazı haberinde gördüğü gerçek bir arkeolojik buluntudan filizleniyor: Kucağında bir kafatası tutan ve leopar kemikleriyle gömülen o gizemli kadın mezarı... Yazar, geçmişin bu derin sessizliğine öyle zarif bir vefayla üflemiş ki nefesini, karşımıza muhteşem bir karakter olan Biblu çıkıyor. Yanağındaki leopar pençesi lekesi yüzünden daha doğduğu gün lanetlenen, şaman olamadığı için dışlanan ama o dışlanmışlığı saf bir bilgeliğe, şifacılığa ve iyiliğe dönüştüren bir kadının "mana arayışını" okuyoruz. Kitap, Şamanizm öğretisini o kadar duru ve derin işliyor ki, bu kültüre dair zihninizde muhteşem pencereler açılıyor. Ve o pencere demişken... Biblu' nun o kerpiç duvarlar arasından gökyüzünü seyrettiği, hayaller kurduğu o küçücük gökyüzü penceresi detayı o kadar naif, o kadar evrensel ki! Arkeolojinin o gizemli soğukluğunu, mitolojinin ve kadın şifacılığının sıcaklığıyla ısıtan bu başyapıt için yazara ne kadar teşekkür etsem az. Masamdaki bu zamansız yolculuk, kütüphanemin en özel köşesinde yerini aldı bile.
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 20267 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 76. kitabı
ATSIZ Her Çağın Masalı: Bozdoğan'la Sarı Yılan . @ötükençocuk tarafından çocuklara çol güçlü bir okuma . Çizgi roman tarzında bir anlatım ile düşünmelerini sağlayan bu hikayenin gerçekleri sert! Kültürümüzün yegane kavramlarına değinen hikayede, yürekli olmanın asaleti, sözümüzün eri olmanın temsili ve saman altından su yürütenlerin değersizliği anlatılıyor. Bozdoğan bunu ne güzel ifade etmiş: " Yerde sürünmeye alışıksın. Düşmanlarını gizlice zehirlersin. Kuvvetlilerle çarpışmak İçin yüreğin yoktur. Menfaat için kıpırdarsın. Şeref için savaşmanın ne olduğunu bilmezsin. " Ve son sözü her daim akıllarda: " Sürünerek çıkmak yükselmek demek değildir. Sen yukarılara doğru çıksan bile yine alçaksın. Ben aşağıya düşerken bile yükseğim. Sen yılan gibi yükseldin. Ben Doğan gibi düşüyorum. " Çocuklara ahlaki değerlerin zor fakat asıl önemli şey olduğunu, menfaat uğruna kendilerini değersizleştirmemelerini anlatan #atsız Selçuk Ören çizimleriyle görsel bir şölene dönüşmüş. Hepimize çok şey katacak #herçağınmasalı:bozdoğanlasarıyılan tavsiyemdir miniklere. Keyifle.
Bozdoğan'la Sarı YılanHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Çocuk Yayınları · 202521 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Çok sevdiği doğumuna eşlik ettiği aşkar adlı atı ile 5 yaşında bataklığa saplandıktan sonra hayatı değişen ölümün kıyısından dönen Bürküt şamanlık için doğmuş ve alametlerini göstermeye başlamıştır. Bürküt yıllar sonra ünlü bir şaman olur 15.yy da yaşanan bu olaylardan sonra 21yy aynı duruma düşen bengü 5 yaşında çığ altında kalır ve kader bu iki ruhu paralel evrende birbirine bağlar artık onlar ruh eşleridir. Bengü ve Bürküt ile iki farklı zaman iki farklı çağ iki farklı yaşamın engeller ve birbirine karışmış hikayelerini çözmeye var mısınız ?
Yoksa Sen misin?Gülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 201684 okunma
Spoiler içerir
Puan vermedi
Kitabın hala etkisinde olduğum için çok uzun yazamayacağım. Öncelikle ön yargıyla başladığım kitap hiç de beklediğim gibi değildi, çok akıcıydı. Psikolojik olması kendisini okumamı bir süre ertelemiş olsa da tam vaktinde okuduğumu düşünüyorum. Süreyya'nın kadın mı yoksa erkek mi olduğunu anlamaya çalışmakla başladığım kitap, sayfalar ilerledikçe beni kendine bağladı. Birçok klasikte olduğu gibi temel konumuz aşk. Onlarca kadından sonra doğru kadını bulduğunu düşünen Necip'in aslında ne kadar yanlış bir kadını sevdiğini görüyoruz. Suat ne kadar melek gibi de olsa, Necip için hayatta ulaşılması en kolay aynı zamanda en zor olan kadın. Aralarında Süreyya diye bir gerçek var... Sürükleyici ve sarsıcı bir aşk hikâyesi okudum. Bana göre eğer kavuşsalardı aşkın ateşi söndüğü zaman yine bu tutkulu zamanlarını özleyeceklerdi. Çünkü aşk saman alevi gibidir. İmkânsız olursa insana zevk verir. Acısı da heyecanı da zevk verir. Kavuşulursa aşk biter, heyecan azalır belki de yok olur. Kavuşamazlarsa da âşıklar şair olurlar. :) Sevgi iyidir, hoştur. Teşekkürler Mehmet Rauf.
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202550bin okunma
Reklam
Reklam