Zalim ya da taş kalpli olduğunu söylemiyorum. Uzun bir ömür sürdüm, Bay Markos ve öğrendiğim bir şey varsa o da şu: bir başkasının yüreğini, yüreğinden geçenleri yargılarken kişi bir miktar da olsa alçakgönüllülükten ve yardımseverlikten nasibini almış olmalı.
Her şeyi tek bir sözcükle özetleyebilirim: savaş. Daha doğrusu, bir savaşlar silsilesi. Bir değil, iki değil, bir sürü savaş; küçüklü büyüklü, haklı haksız, oyuncu kadrosunu yer değiştiren, sözde kahramanlarla hainlerin oluşturduğu, gelenin gideni arattığı, her yeni kahramanın bir önceki haini fena halde özlettiği savaşlar.
Kendime bir şey aradığımı söylüyorum. Ama aslında boş boş dolandığım, başıma bir şey gelmesini, bütün ömrümün ona doğru akacağı, her şeyi değiştirecek olan bir şeyin gelip beni bulmasını beklediğim duygusu giderek güçleniyor.