Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir insanın iyi ve güzel özellikler kazanması için önce bu özelliklere ihtiyaç duyması gerekir. Kişi eğer ihtiyaç duyarsa bir şekilde onu elde etmenin yolunu bulur. Kişiliğimizi iyiye güzele yöneltmek için okuduğumuz kitaplar sadece o hazinenin anahtarlarını verir. Ama hazineyi arayıp bulmak bizim görevimizdir. Emek vereceğiz, dalmak için dalgıç kıyafetlerini giyeceğiz, çile çekeceğiz. Zaten kolay elde edilen şeyler kalıcı olmuyor.
Yitik Cennet’te Sezai Karakoç Dünya tarihi boyunca birbiri ardınca gelen ve aralarında uzun yıllar boyu mesafeler ve yaşamlar barındırmasına rağmen peygamberlerin görevini tamamlayarak taşıdıkları meşaleyi kendinden sonra gelen elçiye teslim edişine değinmektedir. Ta ki son elçi olan Hz. Muhammed’e değin bu döngünün böyle olmasının gerekliliğinin gözler önüne serildiği eserde Dünya var olalı beri en küçük parçadan en kapsamlı işleyişe kadar tüm detayların bir manasının bulunuşuna dikkat çekilmektedir.
İlk peygamber Hz. Adem’in taşıdığı meşale öyle bir meşaledir ki Dünya’nın başlangıcını ve anlamını barındırmaktadır. Hz. Adem’in cennetten uzağa düşmesinin bir anlamı vardır ve bu başlangıç yaşamın, insanın, insanlığın canlılığın, özlemin ve arayışın merkezine dikilen bir tohum gibidir. Hz. Adem’in özlem denizinde yıkanması ve sevgisinin her türlü sınava tabii tutulması için cennette değil de yeryüzünde dikilmesi gerekmektedir bu tohumun. Sezai Karakoç Adem’in içinde bulunduğu durumun nedenlerini şu cümlelerle anlatmaktadır:
“Uzaklaştırma yaklaştırma içindir. Ayrılık buluşmaya doğrudur. Yitirme, bulma arzusunu uyandırır. Gurbette söylenir sıla şarkısı”
Görevini başarıyla tamamlayan Âdem meşaleyi Hz. Nuh’a verirken ekmiş olduğu tohumun filizlenmesinde onu emanetçi kılmıştır. Bu meşale sırasıyla Hz. İbrahim, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Süleyman, Hz. Yahya, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in avuçlarında taşınacaktır. Her peygamberin sınavı çetin ve kendi çağına özgü olmasına rağmen insanlığın sorunlarının, hüzünlerinin, umutsuzluklarının, acı ve kaygılarının, çile ve yok sayılışlarının örneklemini oluşturmaktadır. Her çağ hazırlık döneminden geçmekte ve derin bir sancının eşiğinde kıvranmakta iken bir peygamberin çıkagelişi ve toplumu terbiye edişi mesajların en anlamlısı ve en