Bu ses bir asrın geçtiği yoldan uzaklaşıp gidiyordu. Dikkat kesilerek dinledik:
Gönlümü dûçar eden bu hâle hep
Kara kaşlım kara gözlümdür sebep
Ettiğim âh u figâna rûz u şeb
Kara kaşlım kara göz/ümdür sebep
Daima semadan bir şey bekler gibi duran ve günden güne sararıp solan bu güzel ağacın haline bütün kainat içinde yalnız seher, her sabah birkaç damla gözyaşı dökerdi.