Civarda Kaybolanlar, Vildan Külahlı Tanış’ın ikinci öykü kitabı. Yedi öyküden oluşan bu 94 sayfalık kitap, aslında çok da uzağımızda olmayan hayatlara dokunuyor. Her hikâyede, sokakta yanından geçip gittiğimiz ama çoğu zaman fark etmediğimiz gerçekleri görüyoruz.
Kitabın girişindeki Murakami alıntısı dikkat çekici:
“Ama sonsuza kadar oturup yaralarımıza bakamayız.”
Bu cümle, öykülerdeki karakterlerle örtüşüyor. Çoğu, yaralarıyla yaşayan ama bir şekilde hayatın akışına da devam etmek zorunda kalan insanlar..
Yazar, toplumun içinden karakterlerle okura ayna tutuyor; sade ama etkili bir dille düşündürüyor.
Yaklaşık üç saatte bitirdim. Kimi yerde yüzümde hafif bir tebessüm vardı, kimi yerde içime çöken bir hüzün. Öyküler kısa ama iz bırakıyor.
“Civarda Kaybolanlar” dediği kişiler, kalabalığın içinde silikleşen, varlığı fark edilmeyen ama hayatın tam ortasında duran insanlar. Gürültünün arasında sesi duyulmayan, anlatacakları yarım kalmış olanlar.
Bazı karakterler tek bir kişiyi değil, birçok insanı temsil ediyor olabilir. Belki de yazar, bireysel gibi görünen hikâyeler üzerinden toplumsal bir çerçeve çiziyor.
Sıkı bir öykü okuru değilim ama bu kitap, daha fazla öykü okumam gerektiğini hissettirdi. Kısa metinlerle bu kadar derin bir etki bırakılabileceğini görmek güzeldi.